özgür suriye ordusu

entry892 galeri
    429.
  1. "merhaba türk halkı. ben suriye'nin rakka şehrinden göç etmek zorunda kalıp ülkenize sığınan şu an 2 çocuk annesi bir suriye vatandaşıyım. göç etmek zorunda kaldım çünkü ben ülkeme bağlı bir insanım. evimi barkımı bırakıp geldim diyebilmek isterdim fakat gerçek öyle değil. benim orada evim barkım kalmadı. bir anda neler olduğunu anlayamadan her taraf harabeye çevrildi. ülkemde bundan 3-4 yıl öncesinde islam devrimini savunan her gün kapılarımıza "bize katılın allah yoldaşları." şeklinde bildiriler dağıtıp başkentimizde eylemler yapan bir takım insanlar vardı. bu kişilerin sayısı o kadar çok değildi. 5 bin bilemedin 6 bin. eylemler yapıyorlardı "şeriat istiyoruz!" nidaları eşliğinde ve devletimiz bunun önüne geçmek istiyordu. karşılıklı kaba kuvvete başvuruluyordu. o dönemler korkmuyorduk. iki tarafında kendine haklı sebepleri olduğunu düşünüp devletin bir şekilde bu durumu çözüme ulaştıracığından emindik.

    ülkemde mezhepsel ayrım hiç olmamıştı bu günler gelene kadar. kimse kimsenin mezhebine bakmazdı. dostluk içinde geçinirdik. karşı komşum belki de en yakın arkadaşım ile farklı mezhepliydik. ancak bu konular hiç gündeme gelmiyordu. ülkede sanıldığı gibi mezhebine göre insanlar öldürülmüyordu. ancak devletin ordusu ülke rejimini islami rejim olarak değiştirmeye çalışan topluluğa karşı aşırı güç kullanıyordu. çünkü bu rejim muhalifleri kendilerine katılmayanlara tehdit bildirileri yayınlamaya başlamışlardı. biz tedirginlik yaşıyorduk. 2 yıl öncesine kadar pek bir sorun yoktu ülkemde. sonra bir anda muhalif denilen grup silahlanmaya başladı. 5 bin olarak tahmin ettiğimiz muhalif gurubu bir anda 60-70 bin kişiyle devlete karşı saldırıyordu. evimizin üstünden her gün bombalar mermiler geçiyordu. inanılmaz korkuyorduk ki küçük oğlum parkta oynarken kendisine sıkılan mermi sonucunda hayatını kaybetti. hangi grup sorumlu bilmiyoruz. çünkü 2 tarafın savaşı arasında kalmış bir bölgeydik. buraya gelen mültecilerin çoğunluğu böyle. inanılmaz görüntülere şahit olduk. şu an hatay ilinizdeki patlamayı biz her gün yaşıyorduk. bir gün muhalif grup bir gün suriye ordusu şehrimizde hakim oluyordu. muhalif grup alevi olan karşı komşumun evini basıp çocuklarını gözleri önünde öldürürken bir yandan da kahkahalar ve tekbirler eşliğinde üstündeki kıyafetleri parçalıyordu. o günden sonra kendilerini bir daha göremedim. ben ve çevremdeki herkes bu tip olaylara şahit oldu. her tarafta çığlıklar ve tekbirler.. işte böyle bir savaş ortamında evlerimizden uzaklaştık ve sizin ülkenize sığındık. allah'a şükürler olsun ki şu an yaralarımızı sarıyoruz. biliyoruz birçoğunuz için istenmeyen misafiriz. bizler de bu durumdan memnun değiliz. tek istediğimiz ülkemize dönmek. ben muhalif biri değilim. şu an çevremdeki yüz binlerce insan da değil. devletin de taraftarı değiliz. tek istediğimiz sonuç ne olursa olsun ülkemizin tekrar yaşanacak yer haline gelmesi ve evlerimize dönmek. bazı muhaliflerin hatay ilinde yaptıkları bir takım davranışları da duyuyoruz. gerçekten çok üzgünüz. bunların sizin başınıza da gelmesini istemiyoruz ancak elimizden hiç bir şey gelmiyor. bugün bu kamplarda türk halkını rahat bırakmaları için muhalif grubun üzerine yürüsek bir sonraki gün ölümüzü kimse bulamaz. hiç bir haber kanalında göremezsiniz. bu muhalif grubun artık acıması yok. mezhep ayırmadan yoluna çıkan herkesi katlediyorlar. şu an sana göre hala istenmeyen misafir olabilirim. bunun için de çok üzgünüm. keşke elimden gelse de seni kamplara soksam ve durumumuzu gösterebilsem.

    umarız ki bir an önce ülkemizdeki iç savaş biter ve bizler de evlerimize tekrar döneriz. umarız her şey biter ve her yerde 'barış' hakim olur. umarız tüm bu olaylar türk halkı ve suriye halkı arasındaki bağı koparmaz. allah'a emanet olun."

    bu mektup sığınma kamplarında yaşayan kişilerin durumlarını bizzat kendi ağızlarından gelen bilgilerle yazılmış bir simulasyondur.
    0 ...