atatürk israil e özür diletemezdi

entry19 galeri
    18.
  1. şöyle anlatayım fikirsiz arkadaşım; amına bile kordu!
    bir arkadaşımın da tabiriyle; polemiğe girmez, anında siker geçerdi.

    istikrarını örnekleriyle açıklayayım;

    --spoiler--
    menemen olaylarında kubilay'ın başının kesilmesi haberinden sonra, "yakın orayı!" demesi.
    --spoiler--

    daha farklı bir olayı ise anektod şeklinde açıklayayım da seni doğuran anan evladının salaklığından utansın.

    anektod 1
    --spoiler--
    19 Mayıs 1934 yılında bir darbe yapan Bulgar Ordusu, kurdurduğu geçici hükümet sayesinde Hitler Almanya’sının safında yerini almış, Bulgaristan Türkleri arasında yaygınlaşan “Turan Gençlik ve Spor Cemiyetleri Birliği’ne karşı polis takibatına geçip işkence ile öldürmeler çoğalmıştı. Ayrıca Bulgar köylerinden teşkil ettikleri çetelerle toplu katliama başlamak üzereyken, Türk istihbaratı bu haberi Atatürk’e iletir. Atatürk de, o sıralarda Trakya’da askerî tatbikat yapmakta olan 3. Ordu Komutanı Salih Omurtak Paşa’ya, biraz Bulgar sınırını ihlâl ederek Bulgarlar’a gözdağı vermesi konusunda talimat verir.

    Yağmurlu bir gecede akşamdan Bulgar sınırını sapa bir yerden geçen askerimizin öncü birlikleri, sabah ortalık aydınlandığında Filibe yakınındaki Hacıilyas (Pırvomay) kasabasına varmışlardır. Önce kendi askerleri sanan Bulgarlar, hava iyice aydınlanınca, Filibe’ye doğru ilerleyen birliklerin Türk askeri olduğunu fark etmişler ve olay Bulgar kralına iletilmiş.

    Telefona sarılan Kral III. Boris, Atatürk’le yaptığı görüşmede, “Ekselansları acaba Bulgaristan’a harp mi ilân ettiniz?” diye sorar telâşla.

    Atatürk, “Neden böyle bir şey yapalım ki!” deyince,

    Kral Boris:‘Askerleriniz Filibe önlerinde ve Sofya yönünde ilerliyorlar!” diye cevap vermiş.

    Atatürk “Yolu şaşırmışlardır, Kral Hazretleri, şimdi olayı tetkik eder, Haşmetmeaplarına malûmat arz ederim” diyerek teselli etmiş ve Salih Omurtak Paşa’ya: “Maksat hâsıl olmuştur, geri dönün“, talimatı gönderilmiştir.

    Bu gözdağı üzerine, Kral hemen duruma el koymuş ve kitle halinde yapılması plânlanan Türk katliamı da durdurulmuştur. O zamanki Turancı liderlerden, cemiyetin Genel Başkanı Varnalı Ömer Kâşif Bey’den, Bulgaristan’da bu olay için Bulgar köylerinden ırkçı “Rodna Zaştita” (Vatan Savunması) çetelerinin hazırlandığını ve her Türk köyünün katliamı için büyük hendekler kazıldığını dinlemiştim. Salih Omurtak Paşa olayını da bizzat bu orduda albay olarak görev yapan ve öncü birliklerde yer alan, yazar Emine Işınsu’nun babası merhum Tümgeneral Aziz Zorlutuna (eşi merhume şaire Halide Nusret Zorlutuna idi) Paşa’dan dinlemiştim.” (Sunuş bölümü syf.26-27)

    Ahmet Şerif ŞEREFLi
    BULGARiSTAN’DAKi TÜRKLER (1879-1989)
    --spoiler--

    anektod 2
    --spoiler--
    “Başbakan ismet inönü davet edildiği Rusya’dan Bulgaristan yolu ile dönüyordu. Yine o sıralarda Bulgaristan’la aramız iyi değildi. Bulgar komitacıları Sofya’da Türk sefaretini sarmıştı… Bulgar hükümetinin elçiliğimizce dikkati çekildi. Bulgar hükümeti taraf olarak umursamadı. Bunun üzerine durum Ankara’ya bildirildi, ilgililer toplanıp aralarında müzakere etti. Bir çare araştırdı. Tatminkâr bir tedbir bulunamadı. Atatürk’e danışmaya karar verdiler. Atatürk sordu?
    - Siz ne düşünüyorsunuz?
    - Bulgaristan’ı iktisaden tazyik edeceğiz. Şiddetle muhtaç olduğu bazı maddeleri satmamakla tehdit edeceğiz….
    Atatürk güldü ve
    - Telefonu bana verin, dedi.
    Donanmaya emir verdi.
    Ertesi sabah Yavuz Zırhlısı izmit’ten Varna’ya gitti. Yüz bir pare top attı. Evlerin camları kırıldı. Herkes yataktan heyecanla fırladı. Hükümet telaşlandı. Gemi komutanı Türkiye Başbakanı ismet Paşa’yı almaya geldiğini söyledi. Bulgar hükümeti ismet Paşa’yı Sofya’dan Varna’ya zırhlı trenle ihtimam ve muhafaza altında getirdi. Bando ile merasim yaparak Yavuz’a uğurladı.”
    Kaynak: “Tarihi gerçekler ışığında belgelerle Mustafa Kemal ATATÜRK sh: 229”…
    “Avni Altıner, Her yönü ile Atatürk cilt II sh: 412”
    --spoiler--

    tamam mı fikir yoksunu, bilgisiz, cahil arkadaşım?
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük