aşık olmak hormonlarla ilgilidir ama aynı zamanda kazanılması, edinilmesi gereken de bir şeydir. emek ister. hıyarların, boş beleş aciz, hamhalat heriflerin işi değildir.
diyelim ki birini görüyorsun; içine bi ateş düşüyor, ve aşık oluyorsun. yok öyle yağma! böyle beleşe bi şey olabilir mi? ateş düştükten sonra ne halt ettiğine bağlı olarak, aşk ya olur ya da olmaz. ateşi düşüren kişiye gidip onu söndüreyim hemen diyorsan, orada aşk yoktur. ama aşk düştüğünde, kendini, hayatı, yaşadığın kültürü anlamaya ve dönüştürmeye çalışıyorsan, işte aşk odur. sana insan olduğunu hatırlatır. büyük sorumluluk yükler. aşık olunca aklına şu gelmeli bence, 'aşığım, demek ki yapıcak çok iş var' yani aşktan aldığın enerjiyle birine yardım eedebiliyorsan, görmeyen birine misal, bi kitap okuyabiliyosan, hiç tanımadığın yerlere gidip, hiç tanımadığın dinleri araştırıyorsan, ilk defa duyduğun şairleri, şiirleri, mezhepleri okuyorsan, gereğini yerine getirdiğin şeydir. aşk eşittir sevgili değil, iki kişilikte değil, çok kişiliktir aşk. bütün dünyayı düşman belleyip leylayı sevmek değil, leyla'da bütün insanlığı sevmektir.