adaylık potansiyeli taşıyan herkesin sırra kadem bastığı bir dönemde kendini ateşe atarak başkan olmuştur, bu her türlü takdirin üzerindedir.
popülist değil gerçekçi davranmaya çalışmaktadır, bu da övgüye değerdir.
yer yer acemilikler yapmakta, potlar kırmaktadır, bunlar da anlaşılabilir, üzerinde durulmayabilir.
fakat elbette eleştiriden münezzeh değildir, hele yaptığı öyle işler vardır ki,eleştiriden ötesini gerektirir. fikret bey popülist davranmamakla taraftarın hassasiyetlerini hiçe sayma arasındaki ince bile olmayan, halat gibi kalın çizgiyi anlayabilmiş değildir. stad konusu, arena hakkında neredeyse yüzsüzlüğe varan ısrarı bunun en tipik örneğidir. parasız olmuyor, bizim de kaynaklarımız kısıtlı, eyvallah, ancak kendimizi utandırmanın özürü yoktur.
bir de erkek basketbol takımının hali vardır ki, on vurup bir saysak yeridir. basketbolun başına atadığı abdullah mıdır sözer midir bir herif-i naşerif var ki o arkadaşa yüz vurup bir saysak yetmez. başkan bu şahsın tersine icraatlerini görmezden geldikçe ağzıyla kuş tutsa bilinçli taraftarın mutabakatını kazanamayacaktır.
hiç kimse, ama demirören dönemi diyecek olmasın. ondan kötüsü olmaz, olamaz, dolayısı ile ölçü değildir, kriter değildir.