ben bu yazıyı sana yazdım

entry31009 galeri
    13682.
  1. bugün günlerden cumartesi ve hafif yağmurlu bir hava karşılıyor beni. kara bulutlar kesmiş ışığımı buğulumu penceremden. her ne kadar senin bu yazıyı okuma olasılığın olmasa da, şans denenmek içindir diyerek yazıcam bunları.

    3 saatlik bir yolculuğumuz vardı seninle. hayatımın en güzel, en zevkli, en mutlu yolculuğuydu. insan 3 saatte ne kadar mutlu olabilir sorusunun cevabıydı sanki o yolculuk. hatırlarsan o gün de yağmur yağıyordu ve sen kafanı pencereye dayamıştın ben de senin omuzuna. camın dışında kalan herşey birer tablo gibiydi ve izlerken zevk alıyordum adeta. belli bir zaman sonra mola verdik, deniz kenarında şirin bir ilçede. ordaki herşey sanki bizi bekliyor gibiydi, sadece bir masa ve iki sandalye kalmıştı oturulmayan, senin sevdiğin tatlıdan son 1 tane. sorgusuz sualsiz masamıza bırakılan 2 tane çay ve garsonun ''abi çayın şu an taze hali kaçırmayın'' demesi. gözlerine bakmaya bile kıyamazsın bazen bir insanın, sadece sana bakmadığı anlarda bakmak istersin. ulan galiba aşıkmışım ben sana...
    oysa tanışalı fazla olmamıştı. sadece 3 haftacık. tatlımızı yedik, çayımızı içtik ve gitme zamanıydı yarım kalan yolumuza. 1 saat daha gittikten sonra artık görmek istediğimiz yerdeydik. aldığım her bir nefesin hakkını vermek istercesine mutlu olmak istiyordum. elini tutmak, saçlarına dokunmak gibi. seni öpmek o an sadece bir yarışmayı birinci bitiren kişiye verilen para ödülüydü benim için. oysa ben bu yarışmaya para için katılmamıştım ve kazandığım şey zaten beni mutlu ediyordu.

    görmek istenilen yeri görmüştük, beraber yorumlar yapıp gezmiştik. artık ayrılma vakti gelmişti. sen çok yorgun olduğun için uyumuştun yolun geri dönüşünde ve ben gözlerimden uyku akmasına rağmen yaşamak istercesine bu anı, uykuya kafa tutup seni izliyordum sen bilmesen de.
    o an farkettim ki bir insanın omuzunda uyuması, senin en tatlı uykundan daha değerliymiş.
    o gün bitti ve biz evlerimize dağıldık. bunu neden yaptım bilmiyorum ama o günden sonra seni hiç aramadım sormadım. telefonlarına cevap vermedim. bu sana yapılmış en büyük haksızlıktı belki, belki de bir yıkım. ne kadar küfür ettiysen bana haklısındır. gerçekten bunu neden yaptığımı bilmiyorum, sadece seni kendime layık görmediğimden emindim o kadar. çünkü sen benden çok daha iyilerini hakediyordun. ben kirlenmiş, bütün pisliklerin içine batmış bir insandım senin için. pişman mıyım diye sorarsan, 3 evetle saygılarımı yolluyorum şu an. umarım o günden sonra seni benden daha çok hakeden biri girmiştir hayatına ve çok sevmişsindir onu... şu an bundan daha büyük bir isteğim yok.

    saat 08:30 ve hala yağmur yağıyor. eğer bir gün bir mucize olur da bu yazıyı okursan, kim olduğumu hemen anlayacaksındır zaten.
    herşey için teşekkür ederim tatlı kız. sen benim için her yolculuk ve her yağmurda aklıma gelen kişisin...
    0 ...