Ünlü mü ünlü anchorman Mehmet Ali Birand (MAB); tarihe mal olan yaşamını kitaplaştırır, gazetecilere sağlığıyla ilgili bilgi lütfederken; RTEnin bir gece yarısı eşini de yanına alarak camiye gittiğini ve Allaha Birandı bir an önce sağlığına kavuşturması için dua ettiğini söyledi.
RTEden olayı öğrenince duygulanmış MAB! Geçen akşam Enver Ayseverin aykırı sorularını yanıtlarken dünyevi gerçeklerin geleceğini, belki inanmayacaksınız ama öyle kesin dille anlattı ki, Tanrı nihayet ülkemize de yüzyıllar önce, yüzyıllar sonrası izlenen olayları açıklayan bir Nostradamus bahşetti, demek geçti içimden.
Röportaj yaptığı baş cani Öcalanı tecritten eve çıkarmakla yetinmedi. Savcılıkta tertemiz kimlik dosyası olacak Öcalanın içimizden biri olarak siyasete atılacağını, parti kuracağını ve ...
... elbette, demokratik rejimde neden olmasın havasında. iktidara gelen partisinin genel başkanı olarak başbakan olacağını kesin, yadsınamaz bir dille, geleceğe haber veren yüz mimikleri, ses tonuyla açıkladı.
Fakat ne hikmetse, MAB, geçmişinden silemediği bir yargı olayını anımsamakta zorlanıyor.
***
Hani şu TRTyi iki müfettişin raporuyla binlerce dolar dolandırdığı iddiasıyla Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve mahkemede de belgelenen dolandırıcılık olayını, Yargıtayın da suçunu sabit görerek onaylamasıyla 11 ay 20 gün hapse mahkûm edilişini, ne ki zamanaşımı nedeniyle içeriye girmekten kurtuluşunu; yaşamının bu bölümünü hiç ama hiç anımsamıyor.
TRTdeki MAB dolandırıcılık olayının köşesinde üstüne giden Uğur Mumcuyu evinde ziyaret ederek bu yayınları kesmesini rica ettiğini, hatta Mumcu gibi bir yazara, kuşkusuz maddi karşılığı olacak birlikte TV programları yapmayı önerdiğini ve aldığı sert yanıtı da herhalde anımsamıyor olmalı.
Sıra gelmişken başka bir olayı da anımsatalım: Yargıtayın mahkemenin dolandırıcılık kararını onaylamasından çok kısa süre sonra, hukuk devleti TCnin Cumhurbaşkanı Demirel, Çankaya Köşkünde MAB ile TVde -üstelik canlı yayında- uzun bir söyleşi yaptı!