daha "modern sanat nedir, ne söyler?" sorusunun cevabını tam olarak bilmeden tate modern müzesine doğrudan maruz kalmak diye bir gerçek var ve bence son derece "komik."
bakalım burada ne varmış diye "eğlencesine" gittiğim tate modern'de girdiğim ilk salonlardan birinde yere dizilmiş portakallarla karşılaştım, eserin(!) yanında da "lütfen portakallardan birer tane alın, değişen şekil sizin kendi sanat eseriniz olsun" diyen bir yazı duruyordu. işte o an modern sanatı fazlasıyla çarpıcı, komik, eğlenceli ve bir o kadar da "yenilebilir" bulmuştum.
yolumun üstünde duran siyah karton bir kutunun içine girdim. karşımda elinde tezgahıyla muhtemelen istanbul fatih civarı bir semtin sokaklarına dolaşan bir adam videosu vardı ve arkada müslüm gürses'in paramparça şarkısı çalıyordu. kaç kişinin aklına avrupa'nın en büyük modern müzelerinin birinde müslüm gürses dinleyeceği gelir ki? meğer o sırada "dünya'daki önemli şehirleri birbiriyle karşılaştıran" geçici bir sergi varmış. o videoları seyredip modern sanatın "şaşırtıcı ve şok edici" yönlerinin yüzüme çarpmasına izin verdim. o sırada biten portakalıma üzülüp geri dönüp "yeni bir sanat eseri yaratsam mı?" diye aklımdan geçse de önüme bakıp yeni ilginçliklere yelken açtım.
"mavi bir tablo." evet bildiğiniz dümdüz mavi bir tablo. ressam eline bir kutu mavi boya almış ve tuvali tıpkı duvar boyar gibi boyamış. ingiliz rehber kendisine bakıp "one of the most famous painting of the modern art" tarzı bir şeyler söyledi. işte o an "modern sanat kafası" diye bir şey olduğunu fark ettim. bense o kafaya bir "barok sanat" kadar uzaktım.
daha sonra çeşitli müzelerde, bienallerde boş tuvallerin yanına konmuş kalemlerle resimleri karalamak gibi çeşitli modern sanat aktivitelerine katılarak sanatı gelişiminde önemli rol oynadığımı hissettirmelerine izin verdim.
o değil de seni çok ilginç, sıradışı, yaratıcı ve çarpıcı buluyorum modern sanat. ama asla favorim değilsin ve olamazsın, gel bu konuda da anlaşalım.