söykü dergisi sayı 12 satranç

entry25 galeri
    22.
  1. yarım kalan bir aşk için veziri feda etmek-kaideyi taciz eden istisna

    zekice kurgulanmış, heyecanlandıran, sürükleyici, farklı ve oldukça romantik bir öykü.

    kurgusu o kadar zekice hazırlanmış ki her kasıtlı ayrıntının bir sonraki hedefi gerçekleştirmede başarıyla kullanıldığını görüyorsunuz. olayların gelişimi tutarlılık açısından gayet yerinde. içinde kendini ele veren boşa çıkan tasvir ve ifade bulmak mümkün değil.

    yazarın öyküde emre ve merve gibi klasik türk isimlerini ve beatrice, jakob gibi yabancı isimleri kullanması dikkatimi çekti. yazar, “gayya” gibi az duyulmuş bir terimi sıradanlaştırmadan(cehennem kuyusu) direkt öyküye dahil etmeyi uygun görmüşken, karakterler için de daha sıra dışı isimler tercih edebilirdi ama etmedi. benim anladığım, kaideyi taciz eden istisna’nın amacı tasvir edilen ruhani ortamda hiçbir farkın bulunmadığı, oranın alelade ve gayet evrensel bir yer olduğu izlenimini vermek. insan okuyunca bir an böyle bir şeyin gerçek olması isteğiyle doluyor. okuyucuları öykü’ye bağlayabilmek için mutlaka onların ortak bir özelliğine, hislerine ya da düşünce yapısına hitap etmek gerekir. tüm öykü ve romanların her dinden, her ülkeden, her renkten insana hitap edebilmesi ve kendine bağlayacak kadar detaya girmesi çok zordur. amaç esere bağlamaksa mutlaka ortak bir nokta bulunmalı ve evrensellik kazanılmalı.

    öyküde eleştireceğim tek kısım şu ( meyve veren ağaç çok zeki! bu yüzden biraz zorlamak hoşuma gidiyor)

    “dedikten sonra dışarı çıktı emre. hayatında gördüğü en güzel kızdı.
    çok uzun bir hayatı olmamıştı ama o şimdiye kadar gördüğü en güzel kızdı, ve cehennemde, sonsuz kuyu’da geçirecekti bundan sonraki hayatını. odanın camından kıza baktığında, böyle olmaması gerek dedi içinden. bir çözümü olmalıydı… ama yoktu.”

    tamamıyla ruhani ve manevi bir iklimde geçen bu öykü bu kadar insani ve maddi bir boyuta aniden indirilmemeliydi.
    emre’nin, sırf merve’nin bu kadar güzel olmasına abayı yakmış olması atmosfere en azından yazarın tüm öykü boyunca vermek istediği fikre ve duygulara pek yakışmamış gibi.

    merve’nin güzelliği dikkat çekmesi için bir neden olabilir ama öykü kurgusunca emre’nin ona aşık olması için yeterli olmamalıydı. “güzellik” üstüne temellendirilmiş aşk fazlasıyla maddi kaldı; olaya biraz daha ruh katmalıydı yazar. peki nasıl mı?
    kurgusunda emre ile merve’nin iletişimine fazlaca yer vermeliydi, emre’nin aşık olmasını sağlayacak kadar zamana ihtiyaç vardı ya da ilk görüş aşkıysa daha sağlam bir neden olmalıydı. örneğin; “merve çok güzeldi bundan daha önemlisi gözlerinde kendinden daha güzel bir ruhun ışığı vardı, ilk güzelliği onu fark ettirdi sonrasında ruhunun ışıltısı onu kendine kilitledi ” tarzı maneviyat taşıyan bir cümleyle bu kısmı kurtarabilirdi.

    bu beklentimin bu kadar belirgin olmasının nedeni, yazarın son cümlelerinde aşkın ruhunu maddiyattan öteye taşıyacak olağan üstü güzel cümleleri kurabilmiş olmasında yatıyor;

    ” ben yardım etmedim sana. seni hatırlıyordu. aşkın gücü, benim kader çizgimden daha büyükmüş. cennetin yedinci katında, size sonsuz bir hayat veriyorum. ”

    merve sessizliğini bozdu. ” yüce el- halik, cennet’in yedinci katı yerine, dünyada bir hayat, tekrar sınanmak için bir beden istesek ? ”
    ” cennetin yedinci katını reddetmek istiyorsanız… ”
    ” onunla, bir hayat, cennet’in yedinci katı gibi zaten… “
    ….

    ” en güzel anlarda böyle yolların ucunda çıkar insanının karşısına. ”

    o kadar güzel bir cümle ki aklınızda mıhlanıp kalıyor ve bu cümleyi tekrar şu şekilde karşımızda görmek;
    ” en güzel anlarda böyle yolların ucunda çıkar insanının karşısına. ” dediğinde, merve bir kez daha durdu. bu cümleyi daha evvel sonsuz kuyuya gitmeden önce o söylemişti. şimdi tekrar duyuyordu. bir kez daha şaşırmıştı ama bu gece o kadar çok şaşırmıştı ki, artık normal gelmeye başlamıştı.

    yazarın öyküyü hassas bir şekilde birbirine dahice bağladığını kanıtlıyor. bu cümlenin ilk kullanıldığı yer umutsuzluk diyarıyken son söylendiği yer umut vadeden bir yerin olması çok hoş.

    öykü muhteşem, yazarın ellerine sağlık…
    0 ...