Aynı saha şartlarında oynandığına katılmıyorum. Zira Cluj takımı zaten defansif oynayan, rakibin üstüne gelmesini bekleyen ve bulduğu ani toplarla da kontraya çıkan bir takım. Yani hücum gücü sadece kontra; yoksa organize atak yaptığı, topu ayağında dolaştırdığı falan yok. Böyle olunca da saha şartları Cluj takımını sadece hücum yönüyle etkiledi. Zaten ilk golü bulduktan sonra da hücum yapmasına gerek kalmadı. Yapmadılar da. Oysa galatasaray bunun tam tersi bir anlayışa sahip. Ayağa pas yapma olanağı dün hemen hemen hiç yoktu. Defansın arkasına top atmak da imkansız gibiydi. Cluj de zeminden dolayı defansın derinliklerine çakılıp kaldı. Hal böyle olunca tek bir oyun anlayışı benimsendi. Mecburen...
Tahminimce şanssızlığımız ilk yarıdaki kale seçimi oldu. ilk yarı Galatasaray defansının sağ tarafının bulunduğu bölge nispeten daha kuruydu. Zaten gollerin ikisi de oradan geldi. Belki kale seçimi ilk yarı galatasaray için bu yönde olsaydı, ilk golü bulup maçı koparabilirdi. Böyle maçlarda atacağınız bir golün önemi, normal maçlara göre daha fazladır.
Cluj maçında zafiyet göstermemiz gereken tek yerde zafiyet gösterdik. Defansa hala bir çare bulunamamış gözüküyor. Dany aynı hataları yapmaktan vazgeçmiyor. Hayır, kendi kalesine attığı golden bahsetmiyorum. Her futbolcu kendi kalesine gol atabilir. Ancak maç genelin-de bile Cluj'ün aklında yokken bile gol atmasını sağlayabilirdi. Her şeyi anlarım ancak topun ileri gitmeyip çakılı kaldığını bile bile geri pas yapmak ne demektir? Neyse ki iki topa da Semih Kaya, Bastos'dan önce müdahale etti. Defansif anlamda Dany ve Semih nerede duraklarını bilmiyorlar. Aksi halde yediğimiz golün açıklamasını başka türlü getiremeyiz.
Galatasaray'ın gruptan çıkması için artık önündeki üç maçı da mutlak olarak kazanması gerekiyor. Tek bir maçtan bile berabere ayrılması gruptan çıkma şansını suya düşürecektir.