Şimdi bir halk şok içinde, şimdi sormalı hepinize, şehre yeni gelmiş köylülerin ezilmişliği tembelliği uyuşukluğu ve beceriksizliği ve dini değerleri kullanılarak infilak ettirilen bu gaddarlığı tanıyanınız var mı içinizde?
islamcı Tanrılara sessiz kalanların islamcı Tanrıları görmezden gelenlerin islamcı Tanrılarla düşüp kalkmakta maaş almakta ödül almakta beis görmeyenlerin felaketidir bu.
Hakları ve emeğiyle, birey olmadan seçim olmadan, vatandaş ve yurttaş olmadan, şehirleşmeden, demokrasi kültürü almadan, demokrasi dışı kurum ve söylemlerle siyasete sokulmalarına izin verilmiş derme çatma illegal sahte kurumların marifetidir bu amansız gaddarlık.
Köylülere emek, ürün, hak, örgüt, çalışma değil, cemaat yapıları içinde bir şeyhe bir tarikata ya da benzer yapılar içine bağlayıp iktidara yürüyenlerin yol açtığı bir dehşettir bu.
Neymiş, geçti artık demokrasi için demokratik kurumların ruhu konusunda hassas olmalıymışız.
Siyasi aktörlerin önce hangi hukuki yapılar içinde örgütlendiklerine daha başından çok titiz olmalıymışız, geçti artık, Afganistan , Irak kadar dahi direnç gösteremeden bütün hukuk kurumlarınızla üstelik dalga geçilerek işgal edildiniz.
Sorgulamayı bilmeyen gaddarlıktan zerre rahatsız olmayan şeyhim liderime kurban olurum deyip ölümüne bir sessizlikle yola çıkanların bu vahşi tarihine kimler el ayak oldu.
Kimler tezgahladı, artık yeniden okuyun.
Demokratik sosyal kurumlar konusunda hassas olmayan görmezden gelen herkesin gafletleriyle ortaklaşa yazdıkları vahşetin tarihidir bu.
Mendereslerin Demirellerin Tansuların Özalların ve Tayyiplerin sıra sıra kullandığı, emeği bireyi yurttaşlığı örgütlenmeyi hakları hiçe sayıp, kolayından oy deposu görüp, onları vahşi bir kan davasının aşağılama diliyle elli yıldır utanmadan kullanan sağ siyasetin tarihidir bu.
Beslediler büyüttüler yediler sevdiler öptüler pişpişlediler ve sonunda hukuku ve devleti canavarların bitmeyen gecesinin kabuslarına Amerikan ajanlarının marifetleriyle terk ettiler.
Modern şehri ve modern sosyal kurumları zerre tanımayan önemsemeyen altmış yılın sağ siyasetçilerinin hediyesidir, bu vahşi son.
Sonuç olarak, anlatsan romanını yazsan, dünyada hiç kimsenin inanmayacağı kadar vahşi bir hukuk felaketi.
Dini, ezikliği, geri kalmışlığı, uyuşukluğu, beceriksizliği kullanılarak bir köylü şiddetinin sonsuz merhametsiz imkanlarıyla girişilmiş bir imha savaşıdır bu.