"ekşi çok bozdu
baya bozdu yani
öyle böyle değil
inanılmaz bozdu
çok fazla bozdu yani
o kadar bozdu
önünü alamadık öyle kötü bozdu yani
bozdu bozdu bozdu
bi yerden sonra bozmaz diye bekledik
daha da bozdu
artık bozmasın dedik
iyice bozdu
artık inanamadık
bozdu bozdu
gitti yani
bıraktık bizde bu ekşi'yi
daha nasıl bozulur ya dedik
bu bu kadar
daha fazla bozulmaz herhalde dedik biz
biz bi yerde durcak bunun bozulması diye bekledik
ama gene bozdu."