esasında olay şöyledir.
+ kolay gelsin abi, radyo varmı radyo?
- var yeğen. nassı bişey olsun?
+ şu iyi abi, kaç para o?
****(satıcının iç sesi)
* (uyma şeytana ederi 25 lira onun)
+ abi sana diyom kaç para diye. satacaksan sat, satmayacaksan satacak başkaları var.
- 30 lira yeğen.
****(lan ne yavşak adamsın be, 3 kuruş için gencecik delikanlıları kazıklıyon)
eleman arkadaşlarına döner.
+ kanka panpalar verin bakalım 10 lira.
para toplanır ve iş yerinde iddaa takibi amacı ile radyo alınması için verilir.
- buyur yeğen, hediye paketi yapayım mı?
+ yap abi iyi olur.
- 1 lira hediye paket parası alırın ama.
+ ver abi sen radyoyu, çakarım paketine ya.
elemancıklar mutlu ve mesut bir şekilde el ele tutuşarak ayrılırlar.
iç sesi ile bir başına kalan satıcının vicdanı kıpraşmaya başlamıştır.
****(lan 3 kuruş için adamlığından vazgeçtin be, yakıştımı dümbük. sabi sübyanın beş lirasını hacıladın ha tutanmadan, lan ne karaktersiz kermitmişsin sen)
iç sesinin doğruluğa yönelten eredemli kelimeleri sonrası satıcı pişmanlık duyar.
- lağn cebbar, gel oğlum buraa.
# buyür usta.
- oğlim al bu 5 kaadı, bi koşu ecük önce radyo alanları bul ver.
# hemen ustam benim, canım ustam, merhametli usta, iç sesi olan ustam.
gözleri yaşaran usta 5 lirayı verir.
genç hızı ile koşan çırak allahın hikmeti ile yolda düşünmeye başlar.
# lan arkadaş bu kefaller 3 kişi, ben nası bölüştürem şimdi bunlara, iyisimi tek tekçiden 2 liralık malbuş alam.
sigarayı hüpleten cebbar sazanumuslara 1 er lira verir.
artık herkes mutludur.
iç sesini dinleyen satıcı 25 lira ile.
ceplerine artı giren koftiler 3 lira ile.
malbuşu bedavaya getiren çırak 2 lira ile.
tek tekten kar eden bakkal 2 lira ile.
yeni bir radyo siparişi alan firma 20 lira ile.
toplamda 52 liralık ekonomik devinim ile tüm ülke.