Sabahın köründe kalkılmıştır ve uykudan tam olarak uyanılamamış bir halde dersaneye gidilmektedir. Yol üstü kalem almak için kırtasiyeye uğranılır. Vkk, tezgahtara kalemleri sorar. Tezgahtar kalemleri fiyatlarıyla birlikte tek tek gösterir, "bu bir lira, bu elli kuruş, bu yetmiş beş kuruş..." diye devam eder. Vkk, uykudan yeni kalkmış olmanın verdiği sersemlikle sorar: "şu yetmiş beş kuruşluklar ne kadar?" diye. O anda tezgahtarın yüzünde bir "höö??" tepkisiyle beliren yüz ifadesi vkk'ye nasıl bir gaf yaptığını farkettirir, ancak her şey için artık çok geçtir. Sonraki gevelemeler vaziyeti toplamaya yetmez ve bu macera vkk'nin olay yerinden bir 'hayırlı günler' dileği ile birlikte hızla uzaklaşması ile son bulur. O değil de, yandaki kızlara rezil olmayaydım iyiydi.