büyüğümdür ama mal ötesi bir hocam vardı. galiba ziraatçiydi. sayları öğretmeye çalışıyordu ki daha ilk aydı.
birden ikiden falan bahsetti biraz. tahtaya yazdı hatta yanına bilmediğimiz bir şekil çizip ikisini bir tavşanda birleştirdi ve bizde güldük.
neyse birde sorununu yıllar sonra anlayabildiğim bir taner vardı. taner hafif düzey zihin engelliydi ama daha raporu falan yoktu. ee köy hali ne öğretmen adamdı nede ailesi o kadar bilinçliydi. (sene o sene)
bir gün derste (daha rakamları yeni öğrendiğimiz o derste) taner'i kaldırdı ve bu kaç dedi. (bir gösteriyordu eli ile). garibim taner de iki dedi. hoca kızdı kendi kendine bir daha sordu, taner yine iki dedi. adam tek ikiyi biliyordu zaten. sonra tanere bir tokat attı, kaç ağzın var ulan dedi, taner yine iki diyince ''biri ile yemek biri ile bok mu yiyon lan'' dedi ki ben o an yılıldım zaten. amk. hocaya bak küfür ediyor. hemde bizim bile dalga geçmediğimiz adama.
o olay çok etkiledi ki beni ileride hep zihin engelliler öğretmeni olmak istedim ama olmadı başka bir türünü olabildik. şimdi zihin engelli öğrencilere ayrı bir bakıyorum.