sabah yedide kalkıp anne babadan kargo aracılığıyla gelecek hediyeleri beklemeye başladım. güzelce giyindim süslendim. ama aldığım sonuç ne? koca bir sıfır.
sözlük bu konuda zaten suçlu. bir kez kutladığına denk gelmedim, alıştım artık vicdansızlığına.
hayır ama her dakika arayan arkadaşlardan biri de arar, sürpriz yapıyorlardır belki diye bekliyorum ama yok. cidden hatırlanmamış.
günlerdir ''eh hiç kutlamadım ben arkadaşlarımla ya, 26 temmuz ya hani okullar falan kapanırdı'' mesajı veriyorum.
bununla beraber pilav tenceresine ne kadar ihtiyacım olduğundan bahsetmeyi de ihmal etmiyorum, düdüklü de olur.
insanın ne kadar yalnız ve kırgın hissettiğini anlatamam. aslında anlatırım. saat gece 12 olsun, baktım hala pastalar mumlar falan yok ben bunu çok da güzel anlatırım onlara. ulan kırk yılın başı bir kutlayalım dedik be. yazıklar olsun. bende bütün dileklerimi kendime dilemezsem... yazıyorum şuraya.
o değil de unutma cezası olarak babamla görüşmeler yapmayı, teklifler sunmayı planlıyorum. neyse ki yaşadığım büyük üzüntü kafamın çalışmasına engel değil...