sigara

entry3497 galeri ses1
    1315.
  1. Onunla tanıştığımız zaman ben 14 yaşındaydım, o ise benden oldukça
    yaşlı. Hayatına giren ilk kişi değildim ve sonuncusu da olmayacaktım
    kuşkusuz. Herkes bu beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu
    düşünüyordu. Aslında hiç bir zaman yaşınızın uygunluğu söz konusu olamaz
    böyle bir ilişkide...

    önceleri sadece yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük sırrımı. Sadece
    gönül eğlendiriyordum onunla (ne kadar da aptalmışım...) Aileme
    anlatamazdım. Sanırım "kıyametin kopması" diye adlandırılan durum,
    olanca gerçekliği ile çıkardı karşıma. Gizledim, gizlendim...

    Başlangıçta çok seyrek buluşuyorduk. Daha sonra buluşmalarımızın sayısı
    arttı. Gönül eğlendirmek demiştim ya, palavra. Çok zaman geçmesine gerek
    kalmadı hayatımda kapladığı yeri anlamam için. Evet, onu seviyordum. Ama
    yine de, aklımda hep ayni düşünce vardı : "Onun tutsağı değilim ve
    istediğim zaman terk edebilirim." Buyurun size ikinci palavra. Ne,
    zamanla hayatimin her safhasına yerleşmesini fark etmem yetti onu terk
    etmeme ne de annemin bizi yakalaması. Aslında bizi yakaladı demem
    yanlış. izlerimizi buldu, ardında bıraktıklarını gördü. Kızmadı,
    bağırmadı, sadece kısa bir nasihat çekti. Biliyordu çünkü buluşmamızı
    yasaklamasının bir şey ifade etmeyeceğini. O zamana kadar gizli devam
    ediyordu, yine gizli kalabilirdi ne de olsa.

    Zaman geçtikçe birbirimize bağlandık (Palavra üç... Ben ona bağlandım,
    tabii ki onun umurunda bile değildim.). Su an dönüp geriye bakıyorum
    da, 12 uzun yıl geçti ve veren taraf hep ben oldum. O bana sahte
    mutluluklar verdi sadece, bense her şeyimi. Herhalde hayatta canımı
    vereceğim tek o oldu. Onun için kavga ettim, onun yüzünden hastalandım,
    ama hiç bir zaman ayırmadım yanımdan, ayıramadım...

    Biliyordum nelere yol açtığını, görüyordum. Önce onu sevmeyi öğrendim,
    sonra nefret etmeyi. Beraber olmayı istemediğim anlarda bile yanımda
    olmaya devam ettiğini gördüm. irademi yerle bir ettiğine, beni kendimle
    karşı karşıya getirdiğine şahit oldum. Başkalarını kırdım onun yüzünden
    ve ben daha da fazla kırıldım. insanlarla arama girdi. Arkadaşlarım
    ondan nefret etti çoğu zaman. Hatta ben bile tiksindim bazen, ondan,
    bedenime ve ruhuma sinen kokusundan. Dudaklarımın her dokunuşunda, ben
    onun ruhundan çalıyordum, o benim bedenimden. O her seferinde
    yeniliyordu kendini, bense gittikçe kötüleşiyordum. Ama bir türlü terk
    edemedim.

    Aslında bir kaç kez denedim ayrılmayı. Hepsinde de dönüşüm bir
    öncekinden güçlü oldu. Yokluğunda kıvrandım hasretinden, alışmaya
    çalıştım, ama asla aklımdan atamadım. Uzun ve stresli geceler hep ev
    sahibim oldu. Tırnaklarımı yedim, yetmedi kuruyemişe başladım. Ayrılık
    kilo aldırdı. Ve ben hep geri döndüm. Hatta su an bile yanımda.

    Ama yine de yemin ediyorum burada, hepinizin önünde:
    "Bir gün bırakacağım, bu lanet olasıca sigarayı."

    (alıntı)
    0 ...