çok düşündüm, çok çok. sonunda karara vardım. böyle nefti eserken rüzgar, güneş halinden sıkılmış terk ederken yerini, martılar hala ağıt yakarken ikindi vakti, ay kostümünü giyerken sahneye çıkmasına az kala; benim dilim damağım kurumuşken muhabbetsizlikten, sen evet sen, soruyorum sana: "neden yok smsin hala?"