recep tayyip erdoğan'ı da yandaşlarını da sevmiyorum.ve onların seçimden yine tek parti hükümeti olarak çıkacağını düşünüp Türkiye için ümitsizliğe kapılıyorum.
öncelikle bu lafım sana akp sempatizanı ve partizanı, sen -1 milyon ya da 30.000 olabilir katılan sayısı farketmez -o mitingi ve Türkiye'nin her yerinden dalga dalga yayılan serzenişleri görmezden duymazdan gelirsen, senden memnun olmayanlara bindirilmiş kıtalar dersen, yani sivili ciddiye alıp, uzlaşmak için en ufak bir adım dahi atmayıp bildiğini okumaya devam edersen, halkın çoğunluğu değilken, ben meclisteki çoğunluğum, ben ne dersem o olur dersen, olası bir darbeden asker kadar sen de sorumlusun sevgili akp sempatizanı-partizanı.
bu lafım sana darbe çığırtkanı.
fikren karşı olduğun bu parti döneminde hala ekmek yiyebiliyorsun, alışkanlıklarını devam ettirebiliyorsun.evet ülkeyle ilgili gelecekle ilgili kaygıların var.ama darbe dönemi ve sonrasında yaşayacakların şu anda senin kaygılanabileceklerinin de ötesinde korkunç şeyler. sen darbe çığırtkanı yazar, sahi sen hiç darbe gördün mü?
darbe bu ülkenin başına gelebilecek en kötü şeydir. senin çığırtkanlığını yapman gereken tek şey uzlaşmadır.
bu lafım sana tsk.
tüm çocukluğumu geçirdiğim lojmanlar, kamuflajlar, uzun yıllar anlayamadığım bir gün doktor amca, bir gün komutan amcalar bu lafım sana.
sen bana hep güven kelimesini çağrıştırdın. ve sorgulamadan güvendim sana. şimdi de güveniyorum darbe olmayacağına. bir çok konuda aynı fikirdeyim seninle, 7 yaşında bir çocuğun kur'an'la kursla işi olmamalı 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayaramı'nda. milli değerlerimizle dini değerlerimiz kıyaslanmaya, önem açısından sıralanmaya, yer değiştirilmeye çalışılmakta bazı kesimler tarafından. hemfikirim kaygılarında. ama ben şu anda en çok senden, yapabileceklerinden, darbeden korkuyorum. bu ülkeyi aydınlığa, refaha taşımadı hiç bir darbe. ben senden geceyarısı manifestoları değil sadece siviller uzlaşırken güvenebileceğim bir güç olarak kalmanı istiyorum.