korku, insana verilmiş birçok duygu gibi doğru kullanıldığında kendisini doğruya ulaştıracak bir olgudur. korku savunmanın veya korumanın tetikleyicisidir. yeterki neden-niçin-nasıl-ne kadar-ne zaman korkacağınızı bilmiş olun.
eksik yada fazla korku insanı felakete sürükler.
bazı durumlarda yanlış yönlendirilmiş korku insanı intihara sürükler, buda aşırı dünyalık korkular ve eksik inanç korkusunun birleşimidir. kurulması gereken denge ters şekilde kurulursa bu tür olumsuzluklar kendini gösterir.
yine örneğin "aşırı açlık korkusu" insanı cimrilikten hırsızlığa kadar birçok olumsuzluğa sürükler. böylesi durumlar eksik yada hiç tesis edilmemiş rızık inancının sonucudur.
esasta yersiz korku değil dengesiz korku vardır.
tapınma ihtiyacıda sadece korkuyla ilintili olmamakla beraber bazı korkuların giderilmesi, yerine güven ve huzur duygularının tesisini amaçlar. bunda anormallik yoktur. bilen bilir insana dünyada (bkz: namaz)dan daha fazla huzur veren bir eylem yoktur. amaç zaten insanın iyiye ulaşmasıdır. din bize bunun yolunu öğretir.
insan başıboş bırakılmamıştır. bir amacı bir hedefi vardır. bu da dünyada ahiretini kazanma amacıdır. ahiret saadeti içinde dünyanın gerçek manasını kavrama ve buna göre eylemde bulunmak esastır.