cumhuriyet halk partisinin hangi mantıkla üye olduğunu hiçbir akademisyen ve bilim adamının açıklayamadığı organizasyondur.
hani paradigma değişikliği diyeceğim olmuyor, üzerinde hiçbir elbise güzel durmuyor bu üyeliğin. pkk nın sözcüsü konumundaki bir partinin de * gözlemci olarak yeralmasını cinayet olarak yorumluyorum.
chp gibi 30-40 sene faşizan minvalde politikalar üretip hitler almanyası ile kanka olup, mussolini ye göz kırpan ''milli şef'' soslarıyla servis edilen, diktatoryal bir oluşumun terminoloji de ''işçi sınıfı partilerinin ortak olduğu ülkelerarası organizasyon'' olarak yeralan sosyalist enternasyonal bünyesinde bulunmasını inanın hazmedemiyorum. hayır bu hazımsızlık sosyalist öğelere yakın duruşumdan ya da sosyalizmi savunduğumdan değil. chp nin nasıl bu denli ikiyüzlü bir politika yürüttüğü hatta bu denli ikili oynama neticesinde bile (taktire şayan şekilde) hala %20 lere varan oy ortalamasına sahip olmasıdır. Üzüntüm sosyalist enternasyonal sekreteryasının ve yönetici kadrosunun bu gerçeğin farkına varamamasıdır. chp, ülkeyi bir araya getiren mozaiklerin olmadığına inanan, etnik unsurları hiçe sayan kemalist doktrinlere dayanan, ülkenin ''değiştirilmesi bile teklif edilemecek'' kanunlarını 2012 yılında ''utanmadan'' savunan bir partidir. Bugünkü baas rejiminin ya da baas mantığının daha da derinlemesine inersek ulusalcılığın türkiye ve arap halklarına ''enjekte edilmesi'' sürecinin baş aktörüdür.
bdp ye gelince; sovyetlerin dağılma sürecinin akabinde terör örgütün bayrağındaki orak ve çekiç figürlerinin atılması ve örgütün ''marksist ve leninist'' bir şekilden ''kürt milliyetçiliği'' şekline evrilmesini herhalde uzmanlar göremiyorlar ya da görmek istemiyorlar.
yani chp ve bdp nin proleterya haklarını savunan (en azından kendilerini öyle tanıtan) bir organizasyonda bulunması bu iki partinin dış güçler tarafından ne kadar sevildiğinin ve kendilerine ne derece tavizkar yaklaşıldığının en büyük göstergesidir. chp nin türk halkını, bdp nin de kürt halkını yıllarca suistimal edişinin genetik kodlarını bence bu organizasyon cözebilir.
bu konuyu daha detaylı olarak formülize edersek chp nin iktidara getirilmek istenmesi bdp nin varlığına bağlıdır. bugünkü bdp nin varlığını chp li yöneticilere borçlu olduğunu düşünürsek (bkz: 1991 Genel Seçimleri) iki parti de çok ciddi şekilde birbirlerinden beslenmektedir. Chp nin başına Kemal Kılıçdaroğlu nun getirilmesi elbette ki liyakat madalyası taşıdığından değil, kürt ve alevi asıllı bir genel başkan oluşundandır. Bu gizli görev bir iç çatışma hali olduğunda cephelerin kendiliğinden varolması mantığında saklıdır.
sosyalist enternasyonal ne şekilde, nasıl, hangi şartlar altında kuruldu bilemem lakin nasyonal sosyalizm, baasçılık ve ulusalcılık mantığının osmanlıdan geriye kalan milletlere fransız ihtilalinden sonra ''geçikmeli olarak'' enjekte edildiğini düşünüyorum. en azından kan uyuşması olana bu dayatıldı olmayana da monarşi.