alıntı:
ALEViLiKTE ÖLÜM (HAKKA YÜRÜMEK / KAVUŞMAK)
Alevilikte biyolojik ölümün Tanrıya yeniden kavuşmak olarak kabul görmesinin ana nedeni; nesnelerin, düşüncelerin yoktan var olmayacağına inanılmasıdır. Heterodoks yapıdaki bu öğretiye göre, insan-Evren-Tanrı bir bütündür (vahdet-i vücud); bundan dolayı evrendeki nesneler ve düşünceler Tanrının varlığından kaynaklanmakta ve bu durum (ölüm), varlığın (insanın) öze dönüşümü olmaktadır.
Hakka yürüyen canın aslında ölmediğine öze (Tanrıya) geri döndüğü inanışına Alevi-Bektaşi menakıbnamelerinde sıkça rastlanır. Cenazeye imam Olmak biçiminde de ifade edilen bu duruma dayanak olarak şu söylence anlatılmaktadır: Hz. Alinin ölmeden önce vasiyeti üzerine, cenazesi evden almak üzere gelen kişiye verilir. Hz. Alinin cenazesini devenin üzerine yükleyip, oradan uzaklaşan yüzü örtülü yabancıyı Hz. Alinin oğulları gizlice takip ederler. Bir ara yüzündeki örtünün açılmasıyla, cenazeyi alıp götürenin de Hz. Ali olduğunu görürler. [i] Yani bu düşünce de ölüm, aslında bir yok oluş değil, bir dönüşümdür. Bu söylence, birçok Alevi-Bektaşi deyişine ve söylencesine de kaynaklık etmektedir. Hatainin, bu olayla ilgili dörtlüğü ise şöyledir:
Alidir cesetin kendisi yuyan
Yuyup kefeniyle tabuta koyan
Alidir devesin kendisi yeden
Hak ile Hak olan Arslan Alidir .
açıkçası benim de fikrim yoktu. biraz araştırıp bunları bulabildim.