adama tekrardan bilgisayara age of empires kurdurtacak kadar, veya direk kolu kanadı kırık yunanistan'a daldıracak kadar gaza getiren film.
--spoiler--
fatih'in ayasofya'ya girip hristiyanlara ılımlı ve sevecen yaklaştığı sahne, hayatımda ilk kez bir filmde hıçkıra hıçkıra ağlamamı sağladı.
--spoiler--
tamam şu anda şerefsiz, vatan haini diye nitelendirebileceğimiz bir sürü türk çıkabilir ama, osmanlı'dan şimdiye dek sağlam kalan tek miras; insanları dil,din,ırk gibi muhtelif sebeplerden ayırmamak sanırım. ben bu filmde en çok buna duygulandım. en basitinden hala daha istanbul'da siyahi bir insana rastlayınca gülümsüyoruz. bu genetik bir faktör. en azından ben böyle inanıyorum ve bunun için o sahneye içerliyorum.