öyle bir anlatılmış ki müthiş bir hayal çok güzel bir hayat gibi. işte o da köylü mantığıdır. köylüyü küçümseme diye düşünmeyin o anlamda demiyorum ama genelde o kesimin isteğidir, hayalidir böyle aile olsun çocuk olsun vs. aa herkes ister demeyin özelden gelip bana.. türkiye'nin zaten %90 ı da henüz 1-2 kuşak gerisinden köy kökenlidir, doğal.
tercihine saygı duyduğumuz erkektir. ama her erkeğin hayali gibi yansıtılması yanlış beklentilere neden olabilir. misal 30 yaşında bu adamın yaptığı benim gözümde hayatını mahvetmek yoketmektir. evlenmiş, çocuğu olmuş, kaymış işte hayatı. artık kendisi için kendisi adına bir şey yapamaz. ne yapsa çocuğu için, ne yapsa eşiyle birlikte.. buna "mecbur".. ve işte kilit kelime de burada..
"mecbur".. o araba 1 ton olduğu için de değil kaç bin tl olduğu için de değil, bir özgürlük sağladığı için değerli.
o iş, kendi paranı kazanıp nispeten özgürleşmen için değerli..
işte o mecbur kelimesi, hayatının tüm anlamını tüm değerini yok eder, acıdığımız "olsun" diye teselli ettiğimiz bir erkek çıkartır karşımıza..