-sabah onu öperek uyandırmak, uyanınca beni boğacak gibi sarılması, ısırması.
-sabah kahvaltıyı sen hazırla kavgası yapmak, dışarıda yemeğe karar vermek.
-hazırlanmak için soyunduğumuzda sevişmeye başlamak.
-bir şekilde hazırlanıp yola çıkmak, yolda akla geldikçe durup sarılmak.
-kahvaltıda türlü şebeklikler, kikirdeşmeler, oynaşmalar, koklaşmalar (sanki biraz önce sevişen biz değildik).
-ne yapsak diye sokaklarda el ele dolaşmak.
-sinemaya gitmek, tiyatroya gitmek, bovlinge gitmek .
-akşam için ne yapacağını düşünmek, beraber sıkılmak.
-arkadaş çağırmak, evde beraber yemek hazırlamak.
-kendini aşçı sanması, bütün yemekleri en kısık ateşte pişirmesi (daha lezzetli olurmuş) bütün ayak işlerini bana yaptırması, yemek yaparken onu izlemek, gizli gizli videoya çekmek, annene göstereceğim tehdidi yapmak.
-akşam içmeye gitmek, sanki yeni tanışmış gibi muhabbet etmek, konuşacak şeylerin bitmemesi, konuştukça aşık olmak.
-tekrar eve gitmek, sevişmek yada sadece sarılıp uyumak.
öyle özledim ki sözlük. insan öğrenci olunca ne boş beleş zamanı oluyor. kıymetini bilin lan. şimdi aramızda ülkeler var. iki ayda belki 4-5 gün görüşebiliyoruz. ama güzel be sözlük. insan sevince her şey güzel. la la laaa... ama çok özledim.