bursa

entry3781 galeri ses3
    796.
  1. ibrahim Kaya Bursa tarafından yazılmıştır:

    Sende şöyle salına salına
    Yıldızlarının altında yürümeyi özlemişim
    Çıkıp dağına taşına, koyunlarına kaval çalmayı
    Kestane ve ıhlamur çiçeklerini koklamayı
    Sevdayla bakmayı özlemişim
    Senin hasretini bile sevmişim ah Bursa

    Tarih buram buram asırlık çınarlarında
    Ağaçların yaprak döker sonbaharda
    Sanki hepsi gönlüme düşer
    Siyah beyaz olur eski düşler

    Yağmurda oynamak istiyorum sokaklarında
    Ayaklarım çıplak, sanki umarsız bir yumurcak
    Sarsın her yanımı çamurun suyun, aldırmam
    Aldırmam sen yağmana bak
    Sen ki bana kutsal toprak
    Ah Bursa, sana veda nasıl yakışacak?

    Ecel bakmaz gözümde ki yaşa
    Beni senden ayıracak
    Kader vermişti beni kucaklarına
    Daha dört yaşında
    Henüz hayalleri pembe bir yavrucak

    Benim gibi ne âşıklar
    Gömdün Ne sultanlar
    Sen ki, tarihe koca mezar

    Mavi bir perdede izlesem şanlı tarihi
    Osman ı Orhan ı Mehmed i
    Otursam Orhan camiinin avlusunda
    Seyre dalsam ulu camiyi
    Titretse iliklerimi Ezan-ı Muhammed-i
    Sen olmasan kim açar bana secdegâhını
    Sen anlamasan kim anlar içimde bu sevdayı

    Senin nillerinde kim seyredecek balıklarını
    Mavilerinde kim özgürlüğe kulaç atacak
    Dağların telli duvaklı gelin
    Şafaklarda kim seyre dalacak
    Yağmurlu akşamlarında kim gözyaşlarını ıslatacak
    Ah Bursa seni yaşayıp da, kim sana âşık olmayacak

    Kuşlarını istiyorum ben
    Yazın dağlarında kartopu oynamak
    Deli sevdalarda yoğrulmuş aşklarını ver bana
    Kırlarında uçurtmam olsun, gökyüzüne doğru
    Göllerinde, benimde bir yansımam kalsın
    Ah Bursa, ayrılık sana nasıl yakışsın

    Aşklarım kalsın sende
    Gelincik tarlalarına dikersin
    Vaktiyle bende yaslamıştım başımı
    Gelincik çiçeklerine
    Sevdamı da basar bağrına senin çiçeklerin
    Ah Bursa, sensiz yar nasıl sevilsin

    Sen en büyük çınarlara toprak olmuşsun
    En büyük imparatorluklara vatan
    Nasıl koyverdin beni sensizliklere
    Bir bana mı yoktu senin sevdan
    Ayrılık şiirlerinde mi olacaktı benimle buluşman
    Ah Bursa, bana veda, nasıl yakışacak sana

    Sırtımı verip saat kulesine
    Gözlerim olsa üzerinde
    Seyretsem, seyretsem seni gecede
    Üşüsem karlar düşse iliklerime
    Zaman erise bir kar tanesinde
    Konuşsan benimle yorgun gecede
    Ah Bursa

    Beklesem, beklesem, gece yarısı olsa
    Sokaklarda kimseler kalmasa
    Sen ve ben kalsak

    Zaman büyütüyor ayrılığı alın yazımda
    Oynarken bir çocuk sinagogun dar sokağında
    Daha çok vardı ayrılığa
    Acı bir çığlık, eski kilise çanında
    Soğuk bir his, çekiyor ihtiyar camideki musallaya
    Bana verilen nefes, bitiyor zamanda
    Ah Bursa, vedalar yakışır mı sana

    Yar düşse aklıma
    Kaybolsam suskun sokaklarında
    Divane bir derviş edasıyla
    Yağmuru çiğnesem kaldırımlarda
    Kim basacak beni bağrına
    Senden başka, ah Bursa

    Bir karış toprak ver bana
    Uzanayım, boylu boyuna
    Sen bağrımda, ben bağrında
    Beni de al, bu zaman yolculuğunda

    Nefesim tükenmiş, soğuk bir taş musalla
    Ölümüne sarılmak sana, en güzel rüya
    Naaşım çürüyemeyecekse toprağında
    Yazık bu sevdaya, ey Bursa .
    0 ...