dizilerde samimiyetin bir türlü yakalanamaması

entry8 galeri
    1.
  1. son 15-20 sene içerisinde hızla gelişen televizyonculuğun getirisi malesef samimiyetsizlik oldu. para uğruna girilen kılıflar ve kılıklar insanları soğuttu ve daha da kötüsü bu samimiyetsizliklerine alıştırdı. "kimin eli kimin cebinde belli değil" tarzı diziler son on yıla damgasını vurdu, vurmaya da devam etmekte. yengesiyle birlikte olanlar, gizli gizli en kral arkadaşının bacısını gagalayanlar, can kardeşinin karısını ayartanlar vs. derken, televizyon insan ahlakını iyice hipnotize etti. bu sayılanların hepsi artık toplum insanımızın normali haline geldi. halbuki o samimi aile yaşantısının, komşuluğun, dar gelirliliğin anlatıldığı efsane dizilerimiz nasılda inivermişti kalplerimizin derinliklerine. ara ara gözlerimizden yaş getiren sahnelerin samimiyeti nereden geliyordu? ahşap evlerin, yağmurlu havaların, birbirlerine sımsıkı bağlı aile bireylerinin, tek yürek komşulukların hikayesi miydi bizleri o yıllarda ekrana bağlayan? yoksa o oyuncuların yetenekleri miydi bu dizileri bu kadar efsane ve samimi kılan?

    şimdilerde "bizimkiler","süper baba","mahallenin muhtarları","baba evi","ikinci bahar","ekmek teknesi" gibi dizilerin yerlerini "pis yedili","arka sıradakiler","leyla ile mecnun","aşkı memnu" gibi toplum yaşantısının, aile ahlak anlayışının ve kültürel/tarihsel değerlerimizin içine eden diziler aldı. gelen gideni televizyon dünyasında mumla aratıyormuş hakikaten. bir kenarda az parayla, kısıtlı şartlarla çekilen ama on yıldan fazla süren diziler, diğer bir kenarda çöpe atılan tonla para ve kullanılan yeni teknolojilerle çekilen dizilerin birkaç aylık ömürleri. bu diziler insanımız yeterli ayrımı yapabildiği için mi yayından kaldırılıyor yoksa oyuncuların para istekleri karşılanamadığı için mi bilinmez ama bir on yıl daha böyle devam ederse işin ucu iyi gözükmüyor...
    0 ...