hukuk sistemimiz ilginç.
aslında bu yazıyı yazmak bana mı düşer emin değilim.
cübbeli ahmet hoca ile ilgili yazmak.
bir zamanlar çok yakın oldukları, şimdi gücün zirvesinde.
bana mı ihtiyacı var cübbeli ahmetin.
ama yine de yazmak lazım bazı şeyleri.
cübbeli ahmet hoca, bir süre önce kaset skandalının kahramanı oldu.
bir yerlerden ortalığa cübbelinin görüntüleri düştü.
elden ele dolaştı. galiba internette de yayınlandı
cübbeli o ben değilim. bu bir komplo dedi.
iğrençlikti, konuya balıklama dalanlardan olmadık.
sonrası dal budak sardı.
cübbeli şikayetçi oldu. emniyet ciddi araştırdı. ama yurtdışı kaynaklıydı. bir yere varılamadı.
iddia o ki, cübbeli ahmet bu görüntüleri yayanlarla ilgili olarak hukuk yoluyla sonuç alamayınca gitmiş bir çeteye.
yardım istemiş.
bulun onları demiş, cezalandırın.
çete takip edilirken cübbeli de takibe takılmış.
öyle diyorlar.
yoksa cübbeli takip edilirken çete mi takılmış bilmiyorum.
neyse çetelerle iş kotarmak isteyen herkes gibi cübbeli de yakalandı.
buna da bir diyeceğimiz yok.
ama sonrası garip gelişti.
çete tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
cübbeli ise tutuklu yargılanmak üzere içeride.
doğrusu biraz garip.
dahası cübbeli çeteden tutuklanmamış anladığımız kadarıyla.
insan ticareti yapmaktan tutuklu.
yurtdışından kadın getirmiş.
diyorlar ki, bu kadınları satmış.
sattığına ilişkin bir delil yok.
belli ki, kendine getirmiş. getirmişler hoca için.
türkiyede bundan ötürü adam tutuklandığı nerede görülmüş.
cübbelinin yaptığı dinle, imanla, söyledikleriyle, yaşam tarzıyla ne kadar bağdaşır karar mercii değilim.
bence bağdaşmaz.
ama eğer bu suçtan tutuklama başlayacaksa, perestroikadan bu yana türkiyede bayağı bir adam tutuklanmayı hak etti eminim.