ilk kez tanıdığım birinin ölümü şaşırtıcı ve korkutucuydu. üsulü bilmem ve inanca karşı septik oluşum korkumun nedeniydi, oysa ölüm güzel bir son.
yıllarca tanımam gereken adamla da bir ölüm sayesinde tanışmış olmam fazla kaderciydi.
herkes ağlarken ben ağlamıyorum diye bana dikdik bakanlar gibi değildi, anlıyordu beni.
arabasına bindim, mezarlığa gittim sorduğum tek şey "napmalıyız ağlamak için zorlamalı mı yoksa gözlemlerimizin keyfini mi çıkarmalı?"
elimden tuttu ve mezarlıktaki en yüksek tepe de eşsiz manzarayı izletti.
metafizik tutkunuymuş meğer...
bir kayıp var içimde hatta bir kaç tane ama hepsi dolmaya başladı birden.
farkettik ki cenaze evinde herkes birbirini ağlatıyor, yeni biri geldiğinde ağlanıyor snra bir sakinlik hatta uzun zamandır birbirini görmeyenler sosyalleşiyor, kadınlar örgü hakkında konuşuyor ve erkekler de derbi hakkında. tam o anda kapı çalıyor ve herkes ağlamaya başlıyor, ufak bir ritüel.
bizim yüzümüzde bir gülümseme.
ölüm hakkında uzunca bir konuşma yaptık o adamla ve beni çok şaşırttı.
birden evden çıktık, ölümün ne demek olduğu konusunda bana deneyim yaşayacağını söyledi ağlamama müsade etmedi.
bindik arabaya, lüks bir sitede oturması şaşırtıcıydı ama evin içi bomboş.. az eş ya çok anlam... her yer kitap, müzik sistemi, resimler ama eşya yok aslında.
bana kitaplar verdi. sonra ellerimizle resim yaptık.
parafizyolojik bilimi anlattı bende iletişim hakkında...
sürekli bir keşfediş, ölümü ve öleni unutmuş olduğumuz için pişman değildik.
sonra birden evden çıktık ve büyük bir garaja getirdi, siyah lüks bir spor araba. tanrım adam meğer dünyayı gezmiş birincilikleri olan bir motocrosscuymuş.
ataköyden levente sadece 15 dakikada gelmiş olduğumda inandım.
yoldaki virajlarda filmlerde hassssktr dediğimiz sahneleri yaşattı.
ama korkmadım. ölümle tanışmıştım ve o an o adamla ölebilirdim.
sadece beni birinin anladığını düşünürken, kaderci anlayışada bakın.
bütün acılarım silindi.
gün bitmesin diye resmen yalvarıyorduk ama sona eriyordu.
deep house ve lounge müziklerinin mix ini açtı. ve beynin bir müzikle jimlastik yapabileceğini anlattı inanmadığıma pişman oldum.
gözlerimin içine bakarak konuşması...
günün kapanışı, kanyon alışveriş merkezinin otoparkında drift yaparak geçti, kahve ve bir kaç kitap.
ölüm acayip birşeydi.
ama acı verici değildi.
ölüme yakındık ama herkes gibi değildik.
adı doğa.
ve bambaşka bir hayatta diyebiliriz.