63.
-
aslında hemen hepimizin başına gelen şey.
bu ülkedeki öküz sayısının fazlalığı düşünülünce kızların kader zaten engellilere aşık olmak.
ancak bu engel fiziken görülebilen bir engel olunca işin boyutu değişiyor..
açıkçası hayatımda hiç yakın çevremde engelli biri olmamıştı.
ta ki onu tanıyana kadar.
özgüvenine hayrandım en başta. sanırım iletişim kurmamızdaki en büyük neden de o oldu.
muhabbet ettiğimiz bir akşam beni ansızın öpene kadar da engelli birinden hoşlanabileceğimi düşünmezdim..
her ne zaman insan aşık olsa ya da birinden hoşlansa dünyaya başka bir pencereden bakar. Konu engelli birisi olunca
daha da farklı bir pencereden bakıyor...
sabah evden çıkarken ilk fark ettiğim evime davet edemeyeceğim oldu..
çünkü ne yazık ki "engelli" insanların yok sanıldığı bir sitede oturuyorum.
böylece o sinirle işe gidip apartman yönetimine dilekçe yazdım. neyse ki şanslıyım şimdi engellilerin apartmana girişine
olanak sağlayacak bir düzen kuruyoruz apartmanda...
hoşlandığım ilk gün başıma gelen ilk engel idi " evime çağıramamak"...
düşünüyorum ...o kimbilir kaç engelle karşılaşıyor her gün...ve düşünüyorum ben onunla ola ki beraber olacak olsam kaç bin
engelle karşılaşacağım her gün.
yine de bu düşünce hoşlanmama engel olamadı...ama daha ileri gider miyim?
gitmemeliyim...çünkü ben ondan daha engelliyim...onunla uzun süreli beraberlik sürdürebilecek göt yok bende...
işte böyle bir şey ...hoşlanması bile böyle...ya aşk olsa? çok daha zor olurdu ...böylesine engeller dolu bir ülkede...