bir köşeye çekilmiş ve saatlerce ağlamıştım.fakat bir süre sonra cenaze telaşı başlamıştı.
annem kardeşlerim hepsi perişandı ve evin büyük çocuğu olarak daha metanetli olmam gerekiyordu.sonuçta babama karşı yapılması gereken son bir görevim vardı.
kendi ellerimle onu mezarına yerleştirmiştim.henüz üzerine bir kaç kürek toprak atmıştım ki
on yaşlarındaki henüz ölüm kavramını bile bilmeyen küçük kız kardeşimin bağırışını duydum.
abi babamın üzerine niye toprak atıyorsunuz çıkarın babamı abi lütfen çıkart babamı diye bağırıyordu.
donmuş kalmıştım ne yapacağımı ne söyleyeceğimi bilmiyordum .yanına giderek onu kucakladım ve oradan uzaklaştırmaya çalıştım. fakat o hala bana yalvaran gözlerle bakıyor ve abicim nolur çıkart babamı sen söylersen çıkartırlar abi çıkart babamı diyordu.
ben ise bir yandan ağlayarak bir yandan hayatımın en büyük çaresizliğini yaşıyordum.