valla açık ve net yazıyorum , kimseyle polemiğe girmek istemiyorum, 96 yılından beri gençlik teşkilatlarında da bulunmuş birisi olarak gönülden bağlı olduğum bir dava adamıdır muhsin yazıcıoğlu, gerek öğrencilik yıllarım gerekse zamanında başka sebeplerden bir çok ili de gezdiğim için isminin geçtiği her ortamda her bölgede sonsuz sevgi duyulduğunu görmekle beraber oy verilmediğini çünki siyasetin çirkin alış veriş dönme dolaplarına hiç girmediği, zengin işadamlarından tutun işe ihtiyacı olanları dahi seçim günü oy pazarlığına hiç girmediği ve sadece size adalet vaadediyorum diye ortaya çıktığını seven sevmeyen herkes bilir, vaktiyle 28 şubatın o kirli atmosferinde aydın doğan (ki kendisi başbakanı pijamayla karşılayacak kadar büyüktür) rtük kanununda bir destek karşılığı tüm kanallarında reklamının yapılacsağını söylemesine rağmen eliyle itmiştir, bukadar pazarlık dışı bir insan olan muhsin başkanın yine o dönemlerde askerin uzman çavuş rütbesine kadar sivil iradeye kök söktürdüğü anlarda tv ekranlarında "Namlusunu halka çeviren tanka selam durmam" diyerek iktidardakilerden de cesur olduğunu göstermiştir ki kendisi en büyük cefayı yine ihtilal döneminde görmüştür. bURADA GÖRMEDEN ÇAMUR ATAN SÖZÜM ONA YAZARLARA rağmen birebir bir çok defa görüşen kişi olarak ne kadar alçak gönüllü olduğunu ne burada ben anlatabilirim nede ön yargılı olanlar inanır o konuya hiç girmiyorum, Şimdi dönelim konumuza , neden öldürüldü?
Ergenekon olaylarının ilk patlak verdiği zamandan takriben 1 ay kadar evvel kendisine numarasının izini hala sürülememiş bir net numaradan tehditli mesajlar gelir, 30 sene evveli ne kadar çabuk unuttun diye, sakın bazı olaylara girme furkan ve firuzeyi düşün şekline(çocuklarıdır) kendisi mesaja sadece gülmüş ve bu mesajı da belkide burada bile herkes ilk kez duyacaktır itibar etmediğinden sadece atanı bulmak için gayri resmi ve bazı resmi yollarla aramış bulamamıştır. Ergenekon olayları döneminde ise meclise gelen birisi odasına gelir ve sekreterine başkanla görüşeceğini ve ismi hala gizli tutulan birinden selam getirdiğini söyler, başkan odaya alır, Başkanın elini sıktıktan sonra:
"Fazla durmayacağım beni buraya gönderen kişi size 1km mesafeden adamın alnının ortasından giren keskin silah ve silahçıların yetiştiğini söylememi istedi" der. Başkan neye uğradığını şaşırır zira selamıyla geldiği kişi konusu yalan olduğu gibi umulmadık olay ortaya çıkınca adamın yakasında tutar "Git seni gönderen sahibine deki Muhsin Yazıcıoğlu öyle 1km beklemez, adamın gırtlağını sıkar" der, adam çıkarken kapıyı açan elinde askerlere ait devre yüzüğüne benzer yüzüğünü farkeder. Korkmamaktadır başkan, Geçmişteki kendininde sürekli anlattığı olaylardan mütevellit bazı kişileri yetkileri sonuçları bildiğinden dolayı 30 yıldır aynı kişilerin egemen olduğuy bu topraklarda artık maskelerin de düşmesi gerekmektedir, Bunu mttb içerisinde yetişen ne gül, ne erdoğan nede ömrü üniversitede geçen bahçeli bilir, Bilen kişi muhsin başkandı ve fazla konuşmamalıydı.Bu yeter sanırım.