avımız; sosyal birisidir. çevresi vardır, evde vakit geçirmeyi sever, sık sık arkadaşlarıyla görüşür, aynı zamanda çalışmaktadır.
avcımız; o da sosyal birisidir. oda evde vait geçirmeyi sever ve oda sık sık arkadaşlarıyla buluşmakta ve aynı zamanda çalışmaktadır.
av ile avcı bir gün şans eseri karşılaşır. avımızdan ilk elektrik alınmıştır. beyinden kıvılcımlar çıkar, ve gece gündüz ne yapsam, nasıl davransam da kendime aşık etsem diye düşünülür. rutin hayatından sıkılmış avcımız, hayatına renk gelsin istemektedir. tuvalette, iş yerinde, evde, bilgisayar başında, mekanizma durmaksızın çalışmaktadır. istemdışı hareketler onun sevdiği şekle göre uyarlanır, mesela gülmeyi seviyorsa çok gülünür ve güldürülür, romantikse sık sık aşk filmlerine gidilir, inatçıysa avcı kendini geri çekme yöntemini kullanır ve tak tik geliştirir... ta ki avımız avcımıza tutulana dek. bu gerçekleştiği andan itibaren kısa bir süre geçmesi yeterlidir çiftimizin birbirini hırpalaması için. (hırpalama kelimesi mecazi olarak kullanılmıştır.) sonra kız ve erkek eşit olarak ;
kıskançlıklar : "benden çok arkadaşlarına zaman ayırıyor beni önemsemiyorsun."
kısıtlamalar : "bugün o buluşmaya gitmeni istemiyorum."
belli bir süre geçmişse : "artık birlikte yaşayalım veya evlenelim"
zorlamaları sergiler. birlikte olmadan öncesi unutulmuştur. oysa ikisinin de farklı çevresi, ikisinin de faklı istekleri vardır hayattan. herşey aynı yönde olmalıymış gibi davranılır. direneni azdır, direnmeyen ise bir süre sonra yeter der arkasını döner gider.
eğerki bahsi geçen yalnızca aşık etmek ise gerçekten çok kolaydır. mühim olan sürdürebilmek için bir şeyler yapmanın yollarıdır.