- kağıt bin lirayı okul harçlığı yapmaktır.
- demir elli kuruşla a4 kağıdı almaktır.
- eskiciye demir satıp, verdiği kırmızı yirmi bin lirayı yiyip yiyip bitirememektir.
- macun, elma şekeri, pamuk helva yemektir.
- mahalleye gelen ayı oynatıcılarını, gerçekten bir halt ediyor sanmaktır. ayının burnundaki halkadan dolayı adamın istediği şeyleri yaptığını anlayamamaktır.
- internetsiz, cep telefonsuz yaşamaktır.
- gazoz kapçığı, misket, körebe, yakan top, japon kale oynamak, bilyalı araba yapıp, teker yerine rulman takıp, takır tukur binmektir.
- arka bahçesinde top oynuyoruz diye ismet teyzeden sizi gidi piçler diye azar işitmektir.
- tren yolunundan geçtik diye babadan azar işitmektir.
- başka mahalleleri keşfe gitmektir. kavga edip, yeri geldiğinde dayak atıp, yeri geldiğinde dayak yemektir.
- mahallede bahçesi olanların bahçesine sırayla dalmaktır. mısır çalıp közde pişirmektir.
- mahalle arkadaşlarınızla kan kardeş olmaktır.
- karşı komşunun kızına aşık olmaktır.
- mahalle kavramını, komşuluğu, arkadaşlığı ve dostluğu iyi bilmektir.
- özlenen çocukluktur.