Yerinde izlerken isabet eden paranın morluğunu halen yaşadığım mücadele.
Halbuki bir önceki cumartesi sevgi bir şey (neydi unuttum) gerektirir düsturuyla bir sürü antrenman tişörtü, cadde tişörtleri almış, 19/07 dünya fenerbahçe liler gününde mabet altındaki feneriumlardan çubuklu ve tek yıldız formadan almıştım. Yıllardan beri ilk defa maça gitmiştim. Girişteki saçma olaylara bile kafamı takmamıştım. (su ve bozuk paraların elimizden alınması. Ulan aldıysanız benim elime isabet eden ne? Çünkü içeride 2 tl den bardak su satılıyor, üstü de gayet güzel bozuk para olarak veiliyor. Amaç güvenlik değil, birilerini mamalamak)
Maç da güzel başladı sağdan sağdan atak yapıyorduk. (Sol taraf işini unuttuydu sanırım) Bir yandan tezahürat, bir yandan habertürke laf sokma, bir yandan çektiğimiz foto ve videolar gülüp eğleniyorduk.
Fakat sonra her şey değişti. Önce gazetecilere yapılan taciz. Ulan yaşlı başlı adamlar ekmeklerinin peşinde, bu adama niye laf söylüyorsun? Böyle saçmalık yok. Bir de üzerlerine bir şeyler atılıyor. Beyinsiz yaptığın her şey takımının aleyhine. Polis kameralarına sevdiğime bir şey olmasın diye sarılmam kaydolmuştur zannımca. Biraz paramız olsa, kombine almaktan bahsederken kafamıza gözümüze bir şey gelmesin diye çaba sarfederken bulduk kendimizi. (geldi o ayrı)
En acısı ise sahaya atlayanları takibeden güruh. Çimleri bile yolup ceplerine sokuşturan gerzekler sürüsü. Kendi takımlarını yaktıklarının farkında olmayan embesiller.
Velhasıl kelam içine yine fenerbahçelilerce sıçılmış maçtır. Holiganizmin Allah belasını versin.