--spoiler--
Biliyorsunuz Fazıl'ın arabeskle meselesi var. Onun sadece yozlaşmaya ve bayağılığa karşı olan düşünceleri, malum etkilerle devamlı gerileyen, sınırlı ve kapalı günümüz doğu dünyasının çıkışlarına karşı duruşu farklı yorumlanıyor. Medyaya yansıtılan şekli ile Fazıl Say'ın seçkinci, kendi topraklarına ve doğuya kapalı bir sanatçı olduğu algısı yaratılıyor. Bu doğru değildir. Fazıl'ın doğudan ve bu topraklardan kopuk olduğunu söylemek Aşık Veysel'den, Nazım'dan, Anadolu'dan esinlendiklerini bilmemek, yok saymak demektir. Fazıl Say gibi bir dünya sanatçısının yurt dışında sayısız ülkeyle tanıştırdığı ülkesi, kendi topraklarının ezgileri ve doğunun müziği değilse nedir? Onun başarısı bunu kıstırılmış klişelerle değil çağımızın zenginliği ile üst boyuta taşımasındadır. işte Hayyam klarnet konçertosu da doğunun tüm motiflerini barındıran, bir zamanlar yükselen güneş olan doğu düşüncesinin tüm ışıklarını, Hayyam'ın hayata ve insana dair tüm konularda ilerici, sınır tanımaz yönünü, karşı çıkışlarını, aşklarını ve acılarını bize sunan yeni bir eser...