amına kodumu yerinde tanışan iki insanın ilk sözü "nerelisin" ken, anında bir hemşeri, toprak muhabbetine sarılırken, herkes doyduğu yeri değil doğduğu yeri söylerken, hepsinin üstüne de hemşericilik gibi bir kavram geliştirilip, aslında hiç hakketmeyen insanlara sırf aynı ilde doğmuşlar diye hakkeden insanların yerine iş verilirken, torpil yapılırken....
allahın sığırının gözüne bata bata göçmenlerin zorla getirildikleri bu ülkede kökenlerinden bahsetmeleri ve hasret duymaları batmış...
evet türkiye'ye zorla getirildik çoğumuz, bazımız da (bizim ailemiz gibi) oradaki her türlü düzenimizi isteyerek bozup, bizim esas memleketimiz türkiyedir diyerek geldik...
pişman olduk..bilmiyorduk buranın böyle bir cangıl olduğunu...güçlünün güçsüzü yediğini, adaletsizliğini, hoyratlığını, ilkelliğini, vahşiliğini, eğitimin değil torpilin, vasfın değil, adamı olanın değerli olduğunu...
bu topraklar için fazla narin kaldık..bu topraklar için fazla saf kaldık..bu topraklar için fazlaydık...
hep içimizde "ötesi" nin ateşi vardır..ama kadere bak ki oralar da eski oralar değil...
imkan olsa da iki ülkenin halklarını değştirebilsek...dünyanın en güzel topraklarının olduğu bu ülke bu vahşi, barbar, hoyrat halkı hakketmiyor.