ingilizce konuşurken yapılan salaklıklar

entry214 galeri
    130.
  1. genelde türkçe düşünmekle vuku bulan salaklıklardır, yazışırken de yapılabilir.

    yaş 12 hazırlık sınıfındayım, hayatım ingilizce olmuş. seneye matematiği bile ingilizce göreceksin diye üç buçuk attıran üst sınıf arkadaşlara sahibim.

    o ara çevirmeli bağlantı ve windows 95 zamanları. kanım kaynıyor, aslında tek amacım chat yapmak ama pratik olsun diyorum, çevreye de ingilizcemi geliştiriyorum mesajı vermekteyim. tepemde dikilen ebeveyn tehlikesini böylece savuşturuyorum.
    genç ve yakışıklı olduğunu ölümüne sandığım biriyle, şu an adını bilmediğim bir chat programında yazışıyorum. bir yandan da annem kalk da yemeğe gel çığlıkları attığından veda etmeliyim ama saatlerce mükemmel ingilizcemle pataküte konuştuğum adamı kaybetmek istemiyorum*
    burası kasıyor msn var mı diyeceğim yani kısaca.
    'i have to go, give me your email address, so i can throw you an email' deyiveriyorum. yazdıklarımı göndermeden önce elli kere kontrol ediyorum, email sesli harfle başlıyor, an demeliyim, gramerim müthiş, harika söyledim, öyleyse gönderebilirim diyorum.

    throw? diye cevap geliyor.
    kan o kadar hızlı hücum ediyor ki yüzüme, morarıyorum. derdimi zor anlatırken nasıl çevireceğim ki?! sevimliliğe vurdurayım işe yarar diyorum ama yemiyor. ok bye deyiveriyor.

    hey mike! biz türküz tamam mı, mail atarız, throw diyeceksin bundan sonra diyerek sert yapmalıydım herife. artık çok geç*
    0 ...