üniversite diye diye bokunu çıkardılar sonunda. duyanda sanır, herkes pink floyd dinleyip, george orwell okuyor. ulan terekeler, sen izlemiyorsun ben izlemiyorum. o halde bu piyasaların boktanlığı nedir?
sen üniversite sondaki abazan genç, tez hazırlama telaşı sırasında hiç mi, demet akalın dinlemedin? onu da geçtim taşağına bile olsa salim'i hiç mi dinlemedin?
üniversite bir öğrencisi sümüklü genç, daha düne kadar yusuf güney'i dinleyip yüzdeki yavşak gülümsemesine sahip olan sen değil miydin? üniversiteye gelince direk olarak cnbc-e mi izler oldun, onu da geçtim ali kaptan'ı izlemiyor musun? tv'yi açtığın sırada hiç mi osman aganın kötü oyunculuğuna rastlamadın.
ya da babaannenler zorla izletirken hiç mi tebessüm oluşmadı, o dönek suratında.
ister kabul edin isterseniz etmeyin o kişinin dandikliğine kalmış. ama geçmişteki üniversite hayatları, ideoloji savaşı ve aktif bir birey olma çabası günümüzde nah var.
artık popüler kültürümüz boktan, üniversite eğitimimiz ise ayak yolu misali girmenin kolay olduğu için dick gibi. yavşaklığın lüzumu yok.
yurtlarınızdan, öğrenci evlerinizden okul maceranız bitince, evinize dönünce bir bok olmadığınızı da çok iyi anlayacaksınız. okan bayülgen'in marjinalliğide bitecek, pink floyd dinlemez olacaksınız.
gerçek hayata istediğin kadar karşı dur, o sen, ezip geçecek.
sikim gibi kalacaksın, akasya durağına da muhtaç.