ne biliyosa onu söyler. lafı dolandırmaz. gördüğüm en dobra aydındır ülkedeki. o yaptı, bu yaptı der direkt. ayarı verir. üslubundan anlarsın zaten bu adamın yalan söylemeyeceğini. kimseden korkusu yok gördüğüm kadarıyla. 4-5 yıl öncesine kadar skyturk'teki programını kaçırmazdım. kendinden geçerdi anlatırken. canlı yayında sövmemek için kendini zor tutardı. mecburen puşt, şerefsiz gibi sözcüklerde yetinmek zorunda kalırdı. sonra kitaplarını almaya başladım. pek akıcı yazamıyo ama. kopuk kopuk yazıları. televizyondaki o heyecanı bulamıyosun okurken.
belli bir görüşünün olmadığını söylese de gençlik yıllarında komünist olduğu neredeyse açık. komünist bir aileden yetişmiş. oldukça zor bir hayat geçirmiş yazar olana kadar. ailesi köylerden sürülmüş hep.
son zamanlarda takip ettiğim kadarıyla, milliyetçiliğe doğru kayan bi çizgisi var. ama işte tam bunu derken, bi söylemini daha duyuyosun "yok canım alakası yok" diye dönüyosun bi anda. galba gerçekten de kesin bi görüşü yok. işte böyle bi adam bu..
edit: ceaslimin uyarısıyla editliyorum. nihat genç, gençliğinde girdiği ülkü ocaklarından ve mhp'den bir süre sonra ayrıldığını söylemiş ve nedenini bu kurumların derin devletle olan ilişkisi, emperyalistlere karşı uşaklığı olarak belirtmiş.