rüya gibiydi. gerçek miydi? insanın babasının ölmesi böyle bişey miydi? yok muydun baba artık? sarılamayacak mıydım sana? öpemiyecek miydim yanaklarından? sahiden gitmiş miydin baba ? baba mı? ne tuhaf geliyor şimdi baba kelimesi? ben istediğim gibi ağlayamadım baba. sınavlarım vardı benim. hiç anlamadım. boşluktaydım baba. hala boşluktayım. bunları yazarken bile ağlamamak için tutuyorum kendimi. içime atıyorum baba. baba. baba ben içime atıyorum. geçen gün rüyama girdin. hem de sınavdan önce. nasıl sarıldım seni, öptüm. sesin hiç değişmemişti baba. sanki sen hala hastanedesin. hala ordasın. biz de hastalığın ağır olduğu için gelemiyoruz. kendime böyle bi yalan uydurdum baba. seni tam sınav senemde kaybettim. hep içime attım. hep güçlü olmak zorundaydım. rolümü iyi oynadım. dostlar buldum kendime. güvendim. acımı üçe bölüp onlara verdim. onlar da taşıyamadı baba. onlar da yavaş yavaş gittiler. seni kaybettiğim günden beri tıp kazanmak istiyorum. hem sen buna mutlu olursun değil mi baba ? o hastane günü hiç aklımdan gitmez. seni kaybettiğimiz gün, yani 4 ay önce.. dünya üzerime çöktü. nasıl ağladım. bağıra bağıra ağladım baba. sonra sustum. daha gözyaşı dökemedim baba. içime ağladım. senin istediğin gibi bi evlat olucam baba, inşallah. sen rahat uyu babam. seni çok özledim babam. çok çok özledim babam...