çoğunluğun himayesinde yükselmesi onu alt kültür olmaktan kurtarmaz.
dünyayı geçelim güzel yurduma bir bakalım, durumu değerlendirelim diyeceğim ama hayatı politika olmuş bir kısım insan tetikte bekliyor elitisti gördüğünde chpli etiketini yapıştırmak için. komünist yahut halkçı olduklarından da değil emin olunuz. öncelikle etiketi aldığım yere bırakıyorum bunu belirteyim. zira bahsedilmesi gereken bu değil şimdi: esas mesele alt kültürde kalite arayışının olmaması ya da neyin nasıl olması gerektiğinin bilinmemesi mi demeliyim bilemiyorum ki. estetik kaygı yok, aşikâr olan bu.
dilde bayağılık,
müzikte bayağılık,
sinemada bayağılık,
kitaplarda bayağılık,
tiyatroda bayağılık,
televizyonda bayağılık,
...
uzar gider bu hayatın her noktasına değen maddeler.
hanımefendi ve beyefendi olması gereken hitapların yerini ''lan'' alıyor; siz sen oluyor, kadın da karı.
televizyonda, sinemada, tiyatroda basit zevkleri olan kahramanlar artıyor. gişe rekortmeni recep ivedik doğuyor. trajedi? o öldü çirkin davranışlara sırtımızı dönmemeye başladığımız, güzel cümleler kuramadığımız an.
müzik? arabesk yavşaklığı yahut bir ayda tükenen popüler melodiler oldu. halbuki bir halk müziği vardı, yine alt kültürün çoğu bunu diğerlerine peşkeş çekti.
alt kültürü ayıplamıyorum; üzerini de örtmüyorum ama egemen olmasını da kaldıramıyorum evet. gelirle paralel olsaydı hiçbir şey yazmazdım bile ama değil. farkına varmak sadece.
okumak, geniş perspektifle bakmak ve düşünmek bir de.. alt kültür bunu yapmıyor.
sana ne nickimsist, kimsin ki sen? insanlar neyi beğeneceğini, dinleyeceğini yahut seyredeceğini sana soracak değil ya!
evet değil tabii ama burnundan çıkardığı pislikleri eserlerinde malzeme yapan oyunculara gülmeniz gerçekten katlanılamaz bir şey.
milyonlarca olduğunuzu biliyorum, esas acı olan da zaten bu.