milliyetçi hareket 2009 da gerçekleşen mahalli idareler seçimlerinde il genel meclisi 6.407.498 oyu karşılığına denk gelen % 16,05 oy oranı yakalamış belediye oylarında ise oy 7.070.177 ye dayanmış idi.
bu seçim sayesinde mhp 1 büyükşehir 9 il ve 129 ilçe belediyesi kazanmış.
aydın, çankırı, çanakkale, ankara, içel, bayburt, düzce, kars ilk aklıma gelen iller, ve dahi bir çok ilde büyük oy oranı ile yarışa ortak olmuştu.
hatırlayınız bunun sonucunda yakalanan güzel hava o dönem yapılan hemen hemen tüm anketlerde milliyetçi hareket partisi %20 bandında oya ulaştırmıştı.
bu milli iklim hem teşkilatları hemde harekete gönül veren, oy veren insanlarımızda tek başına iktidar adına büyük bir inanmışlığa doğru hareketlendirmişti. sonrasında türkiye bir referandum yaşadı. özellikle milliyetçi hareket hem mecliste hem kamuoyunda referandum da hayır oyu bağlamında mücadeleye girmiş, chpnin de hayır dediği noktada, sanki böyle bir şey varmış gibi mhp ve chp kardeşliği propagandası uygulanmış hatta anadolu da chpnin gölgesi, chpnin ipi ile kuyuya inen bir mhp görüntüsü verilmeye çalışılmış ve başarıya ulaşılmıştır.
burada iktidar ve medyası aynı noktada fettullah gülen cemaati etkin rol oynamış ve referandumun sonucundan ziyade kaybeden mhp noktasına getirilmiştir.
üzülerek söylüyorum ki bunda da başarılı olmuşlardır. yani kuş kuşluğunu pust pustluğunu elbette yapacaktır.
burada önemli olan bizim ne yaptığımız ve bundan sonra ne yapacağımızdır.
referandumun hemen sonrasında bu sefer yapılan anketlerde milliyetçi hareket baraj noktasına çekilmiş %10 ile %12lik dilime hapsedilmiştir. bu durum benim gibi, bizim gibi, sağı solu, önü, arkası her tarafı mhp olan, soluduğu havayı dahi türk- islam ülküsü noktasında olan insanımız, camiamız tüm kalp kırıklarını hatta haksızlıkları bir kenara koymak sureti ile, bize biçilen barajmış %12miş stratejilerine karşı çirkin tezgahı bozmak adına, yüreğini ortaya koyarak maça tekrar dahil olmuştur.
olayı bu noktada değerlendirirken, tam yol ileri ve sesime ses ver türkiye söylemleri ile tek başına iktidar arzusunu dile getirerek doğru bir çıkış yapılmıştır. lakin bu gayretler yine etkin medya desteği hükümet avantajını iyi kullanan akpnin karşı hamlelerinin yanı sıra üzülerek söylüyorum ki istemeden de olsa buna inanan insanlarımız ve bazı söylemlerimiz de bize daha büyük zararlar vermiştir.
tam yol ileri sesime ses ver türkiye tek başına iktidar söyleminin akabinde %18'lerdeyiz. akp gittikçe mhp'ye benziyor. ölümüz bile barajı geçecek diyerek verdiğimiz hatalı söylemler hiç şık olmadığı gibi sonuçları da bizi aşağıya çekmiştir.
derdimiz barajı geçmek ise bunlara diyecek bir şeyimiz yok; tablo güzel. ama derdimiz iktidar olmak ise; o zaman yapmamız gerekenler farklılık göstermelidir.
insanımızı yaşatacağız ki teşkilatlarımızı ayakta tutalım. teşkilatlarımızı yaşatacağız ki davamızı ayakta tutalım.
davamızı yaşatalım ki devlet ebet müddet payidar olsun.
şahsi kanaatimiz o dur ki; bu durumda ilk yapmamız gereken; ülkemiz de milli ve manevi değer erozyonu yaşatan akp hükümetinin istanbul'da kuran kursu yıktığını, malatya da camii akdamar da kilise açtığını, dinler arası diyalog safsatası ile ya allah bismillah diyerek kilise havra açtığını hatırlatmalı, muhafazakar insanlarımızı akp'ye yönelişini engellemeliyiz.
bu kadar aleni isyanın ve yanlışın karşısında bırakın milliyetçi hareketin hataları, noksanları elbette kabul edilebilir noktadadır. yani akpnin saymakla bitiremeyeceğimiz, ihanet çizgisine varan uygulamalarının yanında bizimkiler deve de kulak misalidir...