-arkanızı fazla düşünmeyin, önünüze bakın. zaten trafik böyle işler.
-aynalara bakmadan salak salak şerit değiştirmeye çalışmayın. hatta ilk zamanlar sağ şeride takılın. aynaları öğrenmeye başlayınca sola kayın. ama bu aşamada da en rahat ettiren şerit orta olacaktır.
-arabaya bindiğiniz gibi yapmanız gereken ilk şey kemerinizi takıp aynaları ve koltuğu ayarlamak olsun.
-telaş yapmayın. telaş yaparsanız istanbul trafiğinde bunca mal varken hiçbir malın çılgın hızlar yapmadığı sürece kaza yapmadığını unutmayın.
-özellikle belediye otobüsleri ve dolmuşlarla inatlaşmayın.
-belli bir hızın altına düşmeyin.
-şerit değiştirirken ve dönüşlerde sinyal verin mutlaka. hatta döneceğiniz önceden belliyse erken verin. şerit rahatlasın.
-acemi olduğunuzun farkındaysanız ve şerit değiştirmeye mecbursanız yoğun bir trafikte, kibarca yol istemekten çekinmeyin.
-trafikte sizi psikopat edebilecek yegane sürücüler taksicilerdir. ilk zamanlar halleşmeyin, sinirinizi de bozmayın. ehliyetin hakkını verip ustalaştığınızda tokatlamaktan çekinmeyin. kendileri kaşınırlar çünkü.
-unutmayın ki istediğiniz kadar ışıkta durmayın, istediğiniz kadar hız yapın farketmez; bu şehir içi trafikte en fazla yarım saat kazandırır size. ve sanırım bir ömürle yarım saatin farkını anlayacak yaştasınız ehliyet aldığınıza göre.
-ilk arabanız kesinlikle birinci el olmasın, saçmalık olur.
-sedanlığı abartan arabalar mesela volvo s80 gibi, bmw 5.20 gibi her zaman biraz daha zorlar acemiyi. çok uzundur çünkü kasa. tereddütler yaratır zaman zaman kullanırken. küçük bir araba ilk etapta daha rahat ettirir insanı. mesela mini, getz, 206 falan.
ama arabanın tabut gibi küçük olması da iyi değildir. bunu da unutmayın. mesela honda s2000 gibi. ama o da fena gider de neyse.
-telefonla konuşmayın, mesaj atmayın. çok acil bir durum varsa bir kenarda durun öyle yapın. hee yok benim kaskom var, istanbul fatihiyim dersen iyi git çarp arabanı aferin.
-botla araba kullanmayın. zaten denerseniz ne demek istediğimi anlarsınız.
-sellektör ve korna oyuncak değildir. ota boka kullanmayın.
-hız merakınız varsa biraz törpüleyin. alışma sürecinden sonra da sabaha karşı 3-5 arası e-5 çok güzeldir. karşıya geçin, hem güzel bir kahvaltı edersiniz. hem de lan ne geldik be falan muhabbeti yaparsınız.
-mutlaka uzun yola da alışın.
-vaktiniz ve yakıtınız varsa arabanın tepesinden inmeyin. iyi bilen arkadaşlarla gezmek çok şey katar insana. ama yalnız gezmek daha çok şey katar. ve bu iş böyle öğrenilir.
-alkollü araba kullanmayın. gerçekten bu hatayı çok yapmış biri olarak söylüyorum, hiç özenilecek falan bir şey değil. ya katil olursunuz, ya arkanızda perişan bir aile bırakırsınız. gerek yok. ayık olmak en güzelidir.
-arabanızdan keyif almayı bilin. bakımlarını aksatmayın, sorun olduğunda artık durumunuza göre servise veya sanayiye götürmekten çekinmeyin. sık sık yıkayın veya yıkatın. deri döşemesi varsa bakımını yapın, özen gösterin. nadiren arabayı ziebart'a sokmak iyi olabilir. pahalıdır ama nadiren yapılması arabanın ömrünü uzatır.
-öküz öküz müziğin sesini açmakla kız tavlayamazsınız. polisten de azar işitirsiniz.
-alışana kadar camlara film taktırmayın. ufak ihtimalli de olsa risk yaratabiliyor kimisine.
-arabanın ve kendinizin kıymetini bilin. ama trafikte fazla sünepelik de aslında daha çok hataya iter insanı. unutmayın.