karabükspor 'un genel olarak üstün oynadığı maç. özellikle ilk yarıda beşiktaş'a karşı deplasmanda oyunu ciddi biçimde forse ettiler. 2. yarıda son 15 dakikada yanıp tutuşan beşiktaş'ın hararetine maruz kalarak 1 puana razı oldular.
maçta 4 dikkate değer nokta tespit ettim.
1)karabükspor'un aldığı 1 puanı sonuna kadar hak etmesi. ve emenike'nin ibrahim toraman başta olmak üzere beşiktaş savunmasını hallaç pamuğu gibi atması. beşiktaş en uçtan adam akıllı presle maça ağırlığını koyamayınca yer yer geri dönüşlerde de sorun yaşayıverince karabükspor'un dirençli tavrına yenik düştü maç boyu! bir futbolcu bir savunma hattını ne denli zor duruma sokabilir maç boyu bunu izledik adeta. demek ki bir takım savunması hala ısrarla oturtulamamış? suç toraman'da da değil aslında. yardımlaşma noksanlığında, uyumsuzlukta kollektif birliktelik sağlayamamakta!
2)schuster'in ilk yarıda emenike'nin sağlı sollu her yerden gelişine 2. yarı itibariyle bir çözüm geliştirmesini bekledim. fakat schuster her zamanki soğukkanlılığıyla oyuna müdahil olmadı. bu tavrın benzerine karabükspor'un hocasının da düştüğünü söylemeden geçmeyeyim. golden önce kanadı çökerten simao'nun hareketliliğine maç içi bir çözüm bulabilirdi. fakat o da buna girişmedi adeta maçı seyretti.
3) hakem ciddi manada faciaydı. maçın kalitesini düşürdü, kart kriteri olarak dengesizdi. ve maçın kaderine etki etti yanlış kararlarıyla. emenike'nin düşürülüşüne, yerle bir edilişine penaltı vermemesi veya beşiktaş'ın nizami golünü vermemesiyle bitmedi hataları. emenike'nin toraman tarafından düşürülüşüne kayıtsız kalması, ibrahim üzülmez'in kenarda düşürülmesine ses çıkarmaması gibi bir yığın atlamaları mevcuttu maçta. hatta toraman'ın atılması gerekliliği yanında üzülmez'in ve yanılmıyorsam necip'in direk ayağa müdahalerini de görmezden geldi. simao'nun düşürülüşünü içeride gördüm ama bilemiyorum yanılmıyorsam bir de hatalı ofsayt bayrağı var. reçete kabarık yani. kontrol baştan kaybedilmeye görsün sonuçta iş işten geçiyor!
4)beşiktaş'ın şu puan dağıttığı maçlarda son 15 dakika özverisine kendimce şapka çıkarıyorum. iyi de madem top oynanabiliyor bu neden baştan itibaren uygulamaya sokulmaz. beşiktaş gibi etkili silahları olan bir takımın taraftarı önünde oynadığı berbat ilk yarının cevabını bay schuster'in verebilmesi pekte olası gözükmüyor. iyi de her hafta puan kaybeden trabzonspor mevcutken 2. yarıdaki maçlar kazanılabilseydi durum ne olurdu, nereye giderdi? hesaplayalım bi zahmet. mr. schuster! ben değil sen hesapla istersen. parayı ben almıyorum sen alıyorsun çünkü.
bu takımın kiev'i elemesini istiyorum ama istikrar sağlanamadığı ölçüde çok şey istiyoruz sanırım. hakeme bahane bulmadan maddeleri okuyalım. schuster sözlük okumalı bence. biraz eleştiriye açık olmak lazım demi?