3. bölümü itibariyle iyice bazı şeylerin rayına oturmuş olduğu dizidir.
gayet güzel. uzun zaman sonra gözümüzü kırpmadan bize bir televizyon yapımı izlettiği için yapımcı, yönetmen, senarist ve oyunculara bir kez daha teşekkür ederim...
bölüm itibariyle kanuni'nin üstün vasıfları gösterilmiş, uzun menzilli topların yapımında bizzat kendi çalışmalarını ve direktiflerini paylaştığı vurgulanmış, ayrıca tedbil-i kıyafet olayı ile de halkın nabzını tuttuğu gösterilmiştir.
ilerleyen bölümlerde kanuni'nin diğer üstün vasıflarını da ekranlara yansıtacaklarından şüphem yok.
lakin üstteki eklentilerden birinde bir arkadaşımız "viyana" lafı geçtiğini ve aslında bec denmesi gerektiğinden bahsetmiş.
haklıdır. avusturya'ya da nemçe denmekte idi. lakin burada kanuni ile pargalı nemçe-bec şeklinde konuşursa bu konuda bilgi sahibi olmayanların anlayamayacağı düşünülerek güncel isimler ve terimler kullanılmıştır. bu da dizinin tarih danışmanı erhan afyoncu'ya ait bir açıklamadır...
3. bölümde son derece güzel işlenen bir diğer konu da saray, daha doğrusu harem entrikalarıdır.
diziyi eleştiren ve tarihi at gözlükleriyle okuyanlara göre böyle şeyler yoktur osmanlı sarayında. onun için yazının geri kalanını okumasın bu arkadaşlar.
evet ne diyorduk, saray entrikaları...
mahidevran'ın yüzüğü çaldırması, sümbül ağa'nın hürremle anlaşması, daha sonra yüzüğün bulunması ve özellikle valde hafza sultan'ın tutumu harika kurgulanmıştır.
istanbul'un fethinden evvel osmanlı sarayında gözlemlenmeyen saray entrikaları istanbul'un fethi ile birlikte osmanlı'ya sirayet etmiş, bu tarihten sonra ise özellikle kanuni döneminde doruğa çıkmıştır.
nasıl çıkmasın efendim...
bir yanda valde hafsa sultan, diğer yanda kızı hatice sultan, beri yanda hürrem ve mahidevran...
ha tabii damat pargalı ibrahim'i de unutmamak lazım.
saray entrikaları sayesinde veziri azam olduğu gün gibi aşikardır. yani sadrazam olmak için sadece keman çalıp şahincibaşılık yapmamıştır pargalı...
ve ne yazık ki pargalı'nın sonunu hazırlayacak olan da yine saray entrikalarıdır...
pargalı demişken. bu keman dinletisi olayını moda haline getirdiler her halvet sırasında. bu da tarihte olmayan ama diziye renk katmak için eklenen bir ögedir. ayrıca pargalı'nın hatice sultan ile bu kadar rahat görüşüp namel verebilmesi de imkan dahilinde değildir tabii. ama dizi işte.