fikirlerimiz taban tabana zıttır hatta bir fikir tartışmasında kendisini gırtlaklama ihtimalim mevcuttur ama başbakanla ilgili doğru şeyler söylemiş kişi:
"Başbakan Erdoğan’ın tek bir talimatıyla 600 milyon lira stat yapımında kullanılmış. Demokrasilerde böyle bir şeyin olmaması gerekiyor. Çünkü stadın yapımından parlamentonun ve hükümetin haberi yok. O şehrin il genel meclisinin, belediyesinin haberi yok. Ama bir başbakan, bir şehre stat yapılması için tek bir talimatla bu işi çözebiliyor. Böyle bir demokrasi anlayışı olabilir mi? ’Ben yaptım ve Galatasaray’ın tek kuruşu yok’ diyor. Sanki oğlunun gemiciğini satmış
da Arena Stadı’nı yapmış. Sanki cebinden para harcamış da Galatasaray’a bağışlamış. Böyle bir hava yaratmaya çalışıyor. Hangi yetkiyle, hukukla tek bir talimatla sen 600 milyonluk bir stat yaptırabiliyorsun? Bir başbakan, ülkenin bir şehrindeki anıta ’yıkılsın’ diyemez, diyememelidir. Başbakanımızın böyle bir yetkisi olmamalıdır. O yetki orada yaşayan halkta, yerel meclislerde olmalıdır. Bu ülkede ıslıklamak, alkış çalmak, başbakanı protesto etmek artık büyük bir
günah, suç olarak tartışılmaya başlandı. Sayın Ahmet Türk’ün konvoyu izmir’de taşlandığında aynı AK Partili yetkililer, ’Ne işi var izmir’de’ dediler. Ama ’Başbakan bir statta yuhalandı, ıslıklandı’ diye neredeyse Galatasaray’ı yasa dışı örgüt ilan edecekler. Galatasaray taraftarları kriminalize edilmeye çalışılıyor. Bu kadar vahim bir durumdayız. Bakın yarın, öbür gün Sayın Başbakan,Arena Stadı’nın önüne sandalyesini koyup, ’Bu stadı ben yaptırdım, kimse giremez’ diyebilir. Sayın Başbakan’ın içinde bulunduğu ruh hali Türkiye’nin bir otoriter
rejime doğru hızla gittiğinin göstergesidir."