acı bir konudur. yalnız bazen insan kendini gülmekten de alamaz. mesela;
olayın kahramanı halikarnas balıkçısı'dır. şu mitolog. o zaman genç bir hikayeci ve çizerdir. ingiltere'de eğitim almış, liberal, fiyakalı bir tiptir. "idam mahkumları bile bile asılmağa nasıl giderler" başlıklı bir hikaye yazar. hikaye, adi suçlulardan söz etmektedir. güle oynaya ölüme giden bu türkleri yakından tanımış ve hayran olmuştur balıkçı.
neyse, hikaye yayınlanır. hem o, hem de hikayeyi yayınlayan liberal vatandaşın hayatı kayar. hikayede, halkı devletten soğutma suçu bulunmuştur. mahkumlara moral verici sayılmıştır. istiklal mahkemesi el koyar. yargılar. karar: idam. sürüm sürüm sürünür iki şahıs. senelerce hapis yatarlar. neyse ki, infazdan son anda af dilemeleri üzerine vazgeçilir. ama hikaye asılmıştır bile...
acıya gülünmez ama, nedense her hatırladıkça gülerim ben bu hikayeye. çünkü bu sürgün ve hapislerden sonra yayıncı şahıs (zekeriya sertel) komünist bir muhalif olur; balıkçı ise mitolojiyi keşfeder bir daha siyasete bulaşmaz.