ulusal ekonominin özellikle gumruk tarifeleri vasıtasıyla dış dünya kaynaklı (kuresel) rekabet ortamından etkilenmesini önlemek amaçlı anlayıştır.
genel anlamda, yeni yeni gelişmekte, palazlanmakta olan işletmelerin(infant industry) rekabet edebilirliğinin olmadığı savından hareketle devlet tarafından himaye altına alınmasıyla gerçekleştirilir.
ingiliz edebiyatinın en önemli yazarlarından samuel johnson'un (biz futbolcu diye biliyorduk, uzaklardan iyi vururdu ya neyse) eseri.
ayrıca tam adı: "habeşistan prensi rasselas'ın hikayesi"
"mutlu vadi" denilen cennet gibi yerde tahta çıkacağı günü bekleyen, yan gelen yatan, gak deyince su, guk deyince et sunulan...velhasılı kelam bir bolluk ki sormayın tarzında yaşayan bir zat-ı muhterem olan prens rasselas'ın: "yahu her seyim var ama mutsuzum" düşüncesine gark olmasının akabinde kendini iki yoldaşıyla (hocasıyla kız kardeşi) birlikte akacak mecra aramaya hasretmesiyle gelişen olayların anlatıldığı bir eser.*
tabii kahramanımız yarasına merhem ve mutsuzluğuna çare bulamıyor, herkesi mutlu görüp kahroluyor falan filan ama güncelle içli dışlı ibretlik hadiseler ortaya çıkıyor bu arada.
bireylerin ilk bakışta özel olarak algılanan sorunları ile tarihsel perspektifle şekillenmiş sosyal ve kültürel yapılar arasındaki bağlantılar olduğunu savunur.
bireysel yaşamlar, aslında tarihi değişik yapılara sahip sosyal hayatın bir yansımasıdır.
mills, iyi sosyolojik çalışmalar yapabilmek için de bu kavramlaştırdığı tahayyüle sahip olmak gerektiğini savunmuştur.
mills, abd'nin yönetsel sisteminin, kendi içerisinde sıkı sıkıya bağlı yapıya sahip bir elit topluluğu tarafından ele geçirildiğini iddia ettiği bu çalışmasıyla büyük bir ses getirmiştir.
mills ayrıca, elit topluluğun yönetimde sürekliliğini sağlayabilecek bir sistem oluşturduğuna ve bu sistemi yıkabilmenin güçlüğüne dikkat çekmiştir.