efso adamdır, her işten anlar, nerede nasıl konuşalacağını çoğu siyasetçiden kat kat iyi bilmektedir. istanbul yönetimi konusuna gelince de bunca yıllık birikimi sayesinde zorlanmadan halledecektir.
binali yıldırım doğu batı sentezini iyi yapmış bir isim özünden kopmayarak köylü milletin efendisidir düşüncesiyle türk halkının gönlünde taht kuran isim rakibi ekrem imamoğlu ise rakiplikten bir o kadar uzak sadece beylikdüzünde tanınan vasıfsız bir eleman.
binali yıldırım doğu batı sentezini iyi yapmış bir isim özünden kopmayarak köylü milletin efendisidir düşüncesiyle türk halkının gönlünde taht kuran isim rakibi ekrem imamoğlu ise rakiplikten bir o kadar uzak sadece beylikdüzünde tanınan vasıfsız bir eleman.
Adamın kral olduğunu nerden anlarsınız biliyor musunuz? Ahan da yukarıda yazan şu sözünden; bunlar seçim vaadi değil en insani ihtiyaçlardır. Daha lafa gerek yok.
özgür tiyatro tarafından ekin sanat merkezi'nde 19-20 mart'ta sahnelenecek oyundur. "özgür tiyatro kapitalizmin insana açtığı savaşa “savaş oyunu” ile karşılık veriyor..." demişler davetiyede. promiyeri ırak'in işgal edilişinin yıl dönümüne denk getirmelerini bir tesadüf olarak algılayanlar, alıcılarınızın ayarı ile oynayarak karlı görüntüden kurtulabilirsiniz.
turkcell'in "bu sene yeni bir cebin olsun... çalsın arayan hep o olsun..." şarkısını her duyduğumda ve o kocaman yeşil gözlü kız çocuğunu her gördüğümde aklıma gelen kahraman.
inovasyon, latince bir sözcük olan “innovatus”tan türemiştir. “toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması” anlamındadır. webster, inovasyonu “yeni ve farklı bir sonuç” olarak tanımlar. türkçe’de “yenilik”, “yenileme” gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da, anlamı tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniştir. diğer yandan “yenilik” ve “yenileme” “inovasyon” sözcüğü ile ifade edilemeye çalışılan kavramın dışında da çağrışımlara yolaçmaktadır. bu nedenle, “inovasyon”un teknik bir sözcük olarak kabul edilip, tıpkı “teknoloji” sözcüğünde olduğu gibi dilimize oturtulmasında yarar var.
dun aksam tarafsız bölge’de ahmet hakan’ın konukları turban meselesini tartıştılar; ancak sakın harcıalem bir tartışma sanmayınız. bu kez konu kadın cephesinden tartışıldı. ahmet hakan belki de türk televizyonculuk tarihinde bir ilk’e (daha?) imza atmıştır, ben kendisini yakinen takip edebildiğimi (buradaki –(e)bilmek, kapasite ile değil, usta romancı latife tekin’in dediği gibi, iç dayanması ile ilgili) söylersem yanlış olur.