futbolda artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösteren operasyonun dolaylı olarak başlamasını sağlayan kişidir. domino etkisi yaratan tutuklamaların en başında malum kilit isimden dayak yiyen giresunspor eski başkanı, bu dayaktan sonra telefon dinlemeleri başlamış.
az evvel şahit olduğum olaydır. yeni dövme yaptırmış çılgın ama zayıf! ergen uzun kollu ve dar kesim gömleğin kolunu o kadar yukarı katlamış ki! kangren olması içten bile değil, kangren bile olsa o dövme gözükecek orda!
ç.a.z.e. > kanka bak dövme yaptırdım, patlıcan içine kuru kafa nassıl olmuş ??
elemen 2 > çok yaratıcı, fakat kol neden kıpkırmızı?
aslında mahlukları insan & insan gibi & maymun gibi diye ayırmak tarzım değil ama şöyle bi gerçek var. yakışmıyor kardeşim! yapma işte! bu bir tespittir. kimse hakaret zannetmesin, izleyin 2001 yapımı maymunlar gezegeni filmini! dediğimi anlayacaksınız. maksat kusur kapatmaksa, o kusur makyajla da kapanmaz zaten. mevzu bakımlı olmaktır.
+ ayrıca şu tespitte erkeklerden kızlara tavsiye olsun.
aynası iş olanların barınamayacağı yerde peydah olmuş sözdür.
aynası laf olanların, aynası iş olanları lafla dövdüğü memleketlerde kullanılır. çok dayak yemişliğim vardır.
ali tezel'in haklı tesbitidir. zeki ama desteği olmayan insanlar sermayenin kölesi haline getiriliyor. yeni şeyler üretmek ve geliştirmek yerine sadece para kazanmaya odaklı robotlar yaratılıyor. bu şekilde işleyen çark yüzünden bildik klişe lafımız 'tüketim toplumu' ortaya çıkıyor. ufak bir araştırma yapılırsa memleketin en zengin insanlarının çoğunun en fazla lise mezunu olduğu anlaşılacaktır. devamı şurdadır. http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/633629-okumayan-patron-okuyan-amele-mi-oluyor-soz-sizde
vay be ne lafmış denmesi için yazdığım bir şey değil bu, yaşama amaçları düşünülünce, neden yaşıyoruz? amacımız ne? sadece test mi ediliyoruz? derken kendini bir bilmece olarak görmeye başlıyor insan, aile kurup, torun torba sahibi olmak mı, hayalini kurduğun arabayı almak için köpekler gibi çalışmak mı? dünyayı gezmek mi? peki bize soran oldu mu? sen doğmak ve kendine böyle tuhaf sorular sorup, yakıştırmalar yapmak istiyor musun? diye, yoksa hiçbir şeyi merak edip öğrenmeden, cehaletin tatlı ve huzurlu kollarına kendimizi bırakıp ölmeyi beklemek mi? en güzeli.
- hayır intihara meyilli değilim, dedim ya cehalet sokağını çoktan geçtik.
kendisi her gün düzenli olarak! bu aralıklarla beni zehirden gebert-mektedir efenim. evet gebermek için daha iyi bir yol bulunamazdı. ben sigara içiyor muyum hayır! ama her gün en tiryakiden bile fazla duman çekmek zorunda kalıyorum. buna mecbur olmak ayrı bir ölüm zaten, aynı ofisin içinde, evet kapalı mekan hemde tam kapalı! bu zehir solumak sorunda bırakılıyorum. ben bu meretten nefret ediyorum. ama hayvanlar gibi soluyorum. ne yapayım siz söyleyin, içen veya içmeyen sözlüktaşlarım!
+ çok doldum lan, boğazımın kapandığını hissediyorum. anam gözlerim kararıyor sanki.
bu ukte mevzunu beceremedim sankim. neyse sezon açıldı işte. bende bir turizmci olarak sezonun açılışını yapmaktan utanç! ve mutluluk duyuyorum. karar veremedim aslında ne duysam diye, sıcak dün direk kafaya geçti ondan olabilir.
az önce okuduğum bir haber de elinde ki dosyayı sallayarak, karşı saldırılar yapan ve 'sende o varsa bende de bu var'demeye getiren başbakandır. akla şu soru geliyor, bunun gibi bir sürü belge varda neden daha önce çıkarmadınız ? sayın başbakan, neden her şey sanki satranç oyunu gibi bir beyaz'dan bir siyahtan şeklinde yürütüyorsunuz.madem şeffaf demokrasiden bahsediyorsunuz bunun neresi şeffaflıktır. siz türkiye cumhuriyetinin başbakanısınız ve partiniz %50-55 oranında oylardan bahsederken bu tür taktiklere neden ihtiyaç duyuyorsunuz ?
ilham kaynağı haber şu'dur. http://www.haberturk.com/gundem/haber/629989-sskya-akrabani-aldin-mi
Türk futbol tarihinde çığır açacağına inanılan projedir. artık türk futbolcularınında avrupada ki dev kulüplerde oynayabileceğini bize ispat eden projedir. ağlamak istiyorum sözlüktaşlarım, vallaha!
kışı ayrı güzel, yazı apayrı güzel, edirne-yunanistan arasında yer alan, gitmek için meriç nehrinden geçilen, eski evlere sahip, sıcacık kartpostal-lık bir kasabadır. ayrıca ünlü lozan anıtı burada ve tam olarak sınırın dibinde yer almaktadır.